Okumayan Bilmez Haraptır

Muharrem Ayrancı 2
565

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Okumayan Bilmez Haraptır

📄 ANTOLOJİ ESER KAYIT FORMU
Kayıt Numarası: ESER NO: 551

Eser Adı: Okumayan Bilmez Haraptır... (Deyiş / Türkü Sözü)

Eser Sahibi: Muharrem AYRANCI

Kayıt Tarihi: 12.06.2026

Eser Türü: 8'li Hece Ölçüsü / İlmi, Adaleti ve Hakikati Öven Aşık Tarzı Halk Edebiyatı (Deyiş)

[VERSE 1]
(low register, quiet, no high notes)
Dört kitap yazılmış hep kuldan
İçi dolu dolu hak hudan
İnsanlık geçmiştir hukuktan
Okumayan bilmez adilden

[SOFT CHORUS]
(whisper, very quiet, emotional, soft delivery)
İlim bir deryadır girilmeyince
Hakikat kapısı görülmeyince
Gönül bu dünyada durulmayınca
Okumayan bilmez haraptır

[VERSE 2]
(low register, quiet, calm)
Beyaza yazılır kitaptır
Haktan okunması hitaptır
İnsanlığa bağlar hicaptır
Okumayan bilmez haraptır

[SOFT CHORUS]
(whisper, very quiet, emotional, soft delivery)
İlim bir deryadır girilmeyince
Hakikat kapısı görülmeyince
Gönül bu dünyada durulmayınca
Okumayan bilmez haraptır

Muharrem Ayrancı 2
Kayıt Tarihi : 12.06.2026 08:37:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


📖 "Okumayan Bilmez Haraptır..." Eserinin Hikayesi İnsanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaran, onu hayvandan ve hurafe dünyasından ayıran yegane köprü ilimdir, okumaktır. Yaradan’ın insanoğluna gönderdiği o rehber kitapların, adalet terazisinin ve hukukun özü hep insana ayna tutmak içindir. İşte bu deyiş; okumayan, öğrenmeyen, sadece kulaktan dolma dünyasında yaşayan insanın nasıl bir harabeye dönüştüğünü anlatan bilge bir ozanın hakikat dersidir. Eski zamanlarda, her şeyi bildiğini iddia eden ama eline bir tek sayfa dahi kitap almamış, adaletten ve hukuktan zerre nasibini almamış kibirli bir kalabalık varmış. Bu kalabalık, ne hakkı gözetir ne de adaletin ne olduğunu bilirmiş. Ozanımız bu topluluğun içine girmiş ve onlara insanoğlunun asıl mirasını hatırlatmak istemiş. Ozan, sözlerine "Dört kitap yazılmış hep kul için..." diyerek başlar. O kutsal metinlerin içinin tamamen Hakk'ın rızasıyla, adaletle ve doğru yolla dolu olduğunu söyler. Ancak gel gör ki insanoğlu menfaati uğruna hukuktan, haktan sapmıştır. Ozan bilir ve haykırır ki: Bir insan okuyup o sayfalardaki derinliği, adaleti öğrenmedikçe ne adil bir kul olmayı becerebilir ne de hakkı teslim edebilir. Çünkü kitap, o bembeyaz sayfalara dökülmüş kutsal bir kelamdır; Yaradan'ın kuluna doğrudan yaptığı en büyük hitaptır. İnsanı kötülükten koruyan, ona ahlakı ve utanma duygusunu (hicabı) öğreten de yine bu ilimdir. Eğer bir insan okumaktan kaçarsa, zihnini ve ruhunu o beyaz sayfaların nuruyla beslemezse, onun iç dünyası yıkılmış bir duvardan, viran olmuş bir şehirden farksızdır. Okumayan insanın aklı da fikri de haraptır, darmadağındır. İşte bu deyiş; ilim deryasına girmeden, hakikat kapısını görmeden kendini saraylarda sanan cahillerin asıl sefaletini yüzlerine vuran tarihi bir ibrettir. Ozan, eline kitap almayanların sonunun hep hüsran ve harap olmak olduğunu bilgece ve pes bir avazla tüm dünyaya ilan etmektedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!