Ve duymuyorsun…
Kızıl güneşin toprağa düştüğü ufukta,
Hayatın uyuduğu saatlerde bir tepeden,
Karanlığın görünmezliğinde dinliyorum yokluğunu…
Çok sessiz yüzüme çarpıyor, siluetinin gölgesi…
Yalnızlığı sek içtim…
Bakışlarına gömüldüm tut ellerimi hadi,
Ruhumu çaldın verme geri ama sev beni
Sıcaklığın dokunsun bir yudum ısıt tenimi
Okadır ihtiyacım var ki sevgide hırpalanmaya…
Yanar gibiyim…
Hayat senin gülen yüzünü, göremedim ben,
Bir yabancıyım hep sana, bırak peşimi,
Dokunma, kendi dünyamda yaşlanayım,
Hayal bile kurmuyorum, umut adına.
Yaşamasını bilirsen eğer…
Sevgi kayığı suda süzülürken, sessizce ve dalgın,
Suyun yüzeyine, bıraktığı duygularda gezinir,
Titreyen bir yürekte boğulan, yalnızlığın son nefesinde,
Beklenen rüzgâr eserken ruhun derinliklerine akan;
Hayat Bir Boş Yalnızlık
İçi Şişirilmiş, Kandırmaca,
Çok Basit Şeyler, Yıkar, İnsanı
Balon Gibi Patlar, Gerçekler…
Mutsuzluk, Sende Başlar,
Sen Benden Çıkalı, Yıllar Olmuş,
Ruhun Bile, Çoktan Unutmuş,
Kalbinden Söküp Atmışsın,
Bedenin Yabancı Olmuş.
Düşüncene Giremem Ama
Bir Boşluktayım,
Düşmüyorum Ama
Vücudum Halsiz,
Ruhum Muhabbete Hapis
Yine Yalnız Ve Sessizliğin,
Güneşten önce yüreğe dolan…
Ruhum çok büyük sıkıntıların,
Soluğunu çekti içine,
Daraldı bir kumpasta,
Çok sendeledi, baş aşağı düşmedi,
Aşkı doyurdum tenimde...
Yüreksiz bir gönül vardı gözlerinde
Salıncak gibi sallanan kararların korkaktı
Her seferinde içindeki sen olamıyordun
her seferinde beni yakıyordu umutsuzluğum...
Aktım denizlere…
Belirsiz bir görüntü, siliniyor hayattan,
Anlaşılmaz yollardan, saklanarak kayıyor,
Gözlerim serabı, yaşıyor yüzünde,
Güneşin kavuran, yüreği dokunuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!