Ne ölümden korktum,
Şu koca dünyada
Ne de aşktan.
Sırf yaşamaktı
Başımı ağrıtan!
Bir gün
şen kahkahaların
ağlayan yüzüyüm ben
yalnızlığım okunur gözlerimden
yemyeşil
gepgeniş kırlara uzanıp
gökyüzünü seyrederim masmavi
SENSIZCILIK
Günlerdir kendi kendime
Sessizcilik oynuyorum
Kandırıyorum kendimi
Dünya küçük demişlerdi bana küçükken,
İnanmıştım ben de
Dünyanın senden küçük olduğuna
Ve aşkın
Senin yanındayken;
Dünyalara bedel durduğuna...
vurdukça kırbacı sırtımıza vandallar,
hürriyet diye inleyenleriz biz!
çektikçe kürekleri,
olduğu yerde sayanlar,
ağladıkça özgürleşen,
sustukça, zincire vurulanlarız biz...
Bir sınırın en ucunda
Hayat sınırlarının ucunda
Ucunda hayallerin ışıltısı
Gökyüzünde yıldızların parıltısı...
Nöbet tutuyor ölüm
Yaşanmamış hayallerin gölgesinde...
“Son”...
Sondan başlasaydık keşke yaşamımıza
Ve gitgide gençleşseydik.
Çocuklarımızın annesi babası olarak gelseydik dünyaya
Ve yıllar sonra tanısaydık kendi annemizi,
Hayal kırığımsın benim
İyileşmeyi bekleyen
Onlarca insanın imzaladığı
Bir alçı içinde
Kaynamaya çalışan
Kalp kırığımsın
varsın bir yağmur gibi yağsın üzerimize yokluğumuz
varsın sudan bir sebepten olsun mutluluğumuz
biz günebakan çocukları,
kalabalık içinde bir başımıza da umutluyuz...
bir ömür boyu sever,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!