Gözlerine davacıyım suç onların.
Beni sana azmettirdiler.
Tam beş yıldır tutukluyum...
Gece gündüze,
Hüzne neşeye...
Yüreğinde yatıyorum beş yıldır beş! ! !
Bir isyandı bu sensizliğe,
cehennem ateşinden gömlek sıcaklığındaki ayrılığa giydiğim yaza yağan göz yağmurları!
En uzun gecelerin bile vakti yetmiyor anlamaya.
Mahrum bıraktığın gözlerinin çıkmaz sokaklarında yaktığım umutlara ettiğim tebessümü.
Bu gece bana ay bile küskün.
Rüzgarlar bana sert,
Yıldızlar üzgün.
Yarının karanlığı yine boğacak mı bugün?
Ben yare mecburken
Nedir be zulüm?
Sana bir kelam ettim içim yanıyor,
Gökyüzü duymuş bulutlar ağlıyor.
Ayrılığa köşeden dönmeden bakıştık,
Gözlerin kırılmış bana el sallıyor!
Kaderi hatırladıkça ruhum daralıyor.
Her gece ayrı kadehte sarhoş.
Güneş hergün başka bahçede aydın.
Bir gül ile beş gönül dolaşmış...
Bunun adı da aşkmış...
Bir deryada beş yelken açılır.
Türkan insan, güzel insan.
Hiç bakma bile arkana dönme bana, koş!
Ben vakit kaybından başka birşey değilim.
Hayat geçip gidecek dönme bana devam et!
Malesef ikinci bir seferi yok,
Kader denen insafsızın.
Sen derya denizsin,
Benim çatlak dudaklarım.
Ağlayınca geçmez,
Bilir göz çanaklarım.
Hani nerde refah?
Sensizdi sessizlik,
Kulaklar patlayacak.
Ruha kefen dikmisler
Siyahı kim aklayacak?
Beyazısin sen sütün,
Sol yanımı, bir yarımı gömüyorum toprağa...
Yalan gelir herşey bakınırım sola sağa...
Herşey rüya olsaydı kalksaydın ayağa.
En büyük hakikat, ateş düştü ocağa.
Eşlik eder ateşime güneşin ılığı.
Ateşten bir sükût kalbimdeki yankısı.
Nöbet tutar nefesimde yokluğunun baskısı.
Nur inmiş yüzüne çıkar ceket askısı.
Ellerimde toprak sıkar yaşam atkısı.
Meğer beyaz imiş ömrünün son takısı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!