Sol yanımı, bir yarımı gömüyorum toprağa...
Yalan gelir herşey bakınırım sola sağa...
Herşey rüya olsaydı kalksaydın ayağa.
En büyük hakikat, ateş düştü ocağa.
Eşlik eder ateşime güneşin ılığı.
Tutsak bir ırmağım...
Acılarla demlenmiş yanı başımdaki çorak topraklara.
Sevda sokaklarında yanlız dolaşır düşlerim.
Aşk yaşanan değildi hiç ulaşılamayan.
Ateşten bir sükût kalbimdeki yankısı.
Nöbet tutar nefesimde yokluğunun baskısı.
Nur inmiş yüzüne çıkar ceket askısı.
Ellerimde toprak sıkar yaşam atkısı.
Meğer beyaz imiş ömrünün son takısı.
Gece sana uyuyor gündüz sana uyanıyorum.
Gölgenin düştüğü kaldırımlara sarılıyorum.
Ateşini kimlere yaktın sevgili bilmiyorum.
Küllerinin altında bana alev arıyorum.
Yanarken yüreğim sana yangın yeri,
Gözlerine görünmedi tek bir duman.
Utangaç bakışlarında gezer idim,
Mülteciyim şimdi kalbinin sokaklarında.
Bir cevap ver kalbimin sızısına.
Sen derya denizsin,
Benim çatlak dudaklarım.
Ağlayınca geçmez ,
Bilir göz çanaklarım.
Hani nerde refah ?
Bir sebep aradım hayatımın devrik cümlelerine,
Gizli öznesi sen miydin cozemediğim mısraların?
Nasıl sığdırdın nasıl ayrılığı hayallerine,
Düşlerimde uyurken masum gözlerin.
Gelmese ne olur güneş
Razıyım ben bulutlara
Karanlığa mahkum etmiş
Selam olsun yıldızlara.
Gel diyemem gönlümün durağına,
Gölgem bile terk etti.
Gülüşler hep emanet.
Yürüdüğüm gönüllerin
Sokakları hep sahte.
Kalemimi geceye batırdım ruhuna ağır gelmesin.
Mağlubiyetim müjde olmuş yâra, nasıl başım eğilmesin.
Selaları duyasın sen maziyi gömesin.
Koştukça düşüyorum beni nasıl göresin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!