Joanne Kathleen ROWLING İngiltere Chipping Sodburry’de dünyaya gözlerini açtı. İlerleyen zamanlarda ailesiyle birlikte Bristol'e, daha sonra da Chepstow'a taşındı.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/J.K._Rowling) Çocukluğundan itibaren İngiliz kültürüyle yetişti doğal olarak.Etrafında gördüğü tarihi binaların tasvirlerinden tutun da Hıristiyan ve Avrupalı bir kültürün etkisiyle belleğinde yerleşen Latince sevgisini yansıttı Harry Potter adlı romanına.
Dünya gençliğini, yeni bir fantastik dünya inşasıyla evrenselleştirmeyi başardığı Anglo-Sakson ve Latin kültüründe eritme hamlesiydi aslında onun yaptığı.Rowling belki de bu ulvi gayesinin farkında değildi şuuraltının istila ruhundan habersizcesine.Aslında herkesin hakkıdır kendi kültürünü başka ruh dünyalarında yeşertmeye çalışmak.İşte JK Rowling de belki bilinçsizce girişti bu işe.Ancak onun yetişme ortamını; yetişme tarzını da içinde barındıran fantastik çikolatalarla süslenmiş edebi sesi, tüm dünya gençlerinin ve çocuklarının aklını çelmeyi başardı.
Evli ve iyi bir anne olan yazarın hayat serüveninin birkaç adımı İngiliz mimarisinin en güzel tarihi örneklerinden de geçmişti.Liseyi okuduğu Wyedean Comprehensive’den tutun da Exeter Üniversitesinin mimari yapısına kadar şuuraltı tam bir Anglo-Sakson kültürüyle depolandı.Exeter Üniversitesinde öğrenim gördüğü yıllarda Fransa’da da öğrenim görme imkanı elde eden yazar, hem Fransız diline hem de Fransız kültürüne bir aşinalık kazandı.Aslında o, bu eğitim hayatı boyunca Harry Potter romını oluşturacak unsurları da beyninde, kalbinde ve ruhunda biriktiriyordu.
Gurbet üşüyorum bakışlarından
Sürgün yemiş şu ruhum
Ve de ağlamış bir kalbim var
Baharlarından kovulmuş
Bir bülbül-ü şeyda gibi
Beş paralık onurum
göğün halkı olan yıldızlar
sevdalarını fısıldarlar
her gece
yine de kendilerinden küçük olan ay
sadık olduğu için dünyasına
daha büyük ve parlak görünür
Yarınımı arıyorum
düşlerimi yitirdiğim
çifte minareli medrese
ruhaniliğinde tazeliğini
“seni”…seni arıyorum…
gören var mı?
Gözlerin,
Olmayan yanım gözlerin
Damar damar sonsuzluğa
Kanayan yanım
Gözlerin
Gözlerin dolsun gecelerime
Sevişime gözlerin dolsun
Beyazlığında yıkansın talihim
Lâhzalarıma gözlerin dolsun
Gözlerin dolsun gelişime
Simsiyah kaşların ve kirpiklerin
istanbul`da
fosforlu cevriye
o bardan bu diskoya
güle güle
gezer de gezer
çocuklardan öğrenin saymayı
mesela hesaplayın
gazze'de
bilmem kaç bininci çocuk ölmüş
gecenin saçları siyahtır -gözlerinden de
dalgalanırken varlığında umudum
sensizlik avucumda serpilir
boy atar bakışların orman olur
sana dair bir pişmanlık
ölüme dair bir yalnızlık
Bir sonranın bilinmezliğinde gece
Bir ürpertinin soğuk hüznünde
Şebnem olup boyanmakta
Bir gonca gülün pembeliğine...
Gece üşümüş, gece korkmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!