Tek sırdaşın sırrını saklayan yakut gibi ben olmalıyım.Değerli taşların adresini soran güzelliğin ve güzel dünyanken oğlum bak git diyemezsin ki.Kaldı ki oğul yapmış bu sevdaya nasıl git diyebilirsin ki…
Kırmızı güller kızıl düşlerimizde yeşerir. Kırmızı bir dünyanın ortasındayız. Nüansların en ince cizgisinde çiziliyor dünyamız.
Sevi güvercinlerin gagasında unutulmayacak güncelerimizin cümleleri var.
-Sakın taş atma, sakın git deme.
Yakılmış yakarışların arayış uçurumlarındayım.Fırçasını uzaklarına alıştırmış gelişlerin tuval gölgesiyim.Gözlerimde çizilmişliğin,dudaklarımda içilmişliğin durmuş.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



