Oğlum,
Bir marangoz gibi maharetli olsun ellerin
her türlü gönül kapısını yapabilen cinsten.
Çok yaşayanlardan değil tok yaşayanlardan ol.
Canımla kanımla besledim seni
Canla kanla besleyenlerden ol.
Kötülerin büyüsü bozulmuyor saat 24:00'ü vurunca
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'Oğlum,
Bir marangoz gibi maharetli olsun ellerin
her türlü gönül kapısını yapabilen cinsten.
Çok yaşayanlardan değil tok yaşayanlardan ol.
Canımla kanımla besledim seni '
Bir evlada verilebilecek öğütlerin en iyileri arsında yer alabilecek güzel şiir.Yüreğinize ve emeğinize sağlık. Saygılarımla.
.
Oğlum,
Bir marangoz gibi maharetli olsun ellerin
Oğlum,
rendelendikçe egon verimli insan oluyorsun demektir.
Oğlum,
yapacaklarını sakın erteleme
Oğlum,
el uzatana dil uzatma.
Oğlum,
sana bırakabileceğim ne oturaklı emlaklarım
ne de bir banka hesabım var.
Şiirlerimi bırakıyorum sana,
zira onlarla geçirdim ömrümün yarısını...
.
Bu şiirinizi önceden de 3-5 defa okumuştum...
Bence,en güzel şiiriniz;bu şiir...
.
1000 zarta versek;
1 günlüğüne,
ödünç; verir misiniz?:)
.
Saygılarımızla...
.
Vesselam
*****DUYGU SELİNDEYİM*****
TEBRİKLER
*****el uzatana dil uzatma.
İnsanların yüzüne vur gerçekleri
Gerçekler can yaksa da,
gıybet kadar acıtmaz.*****
şiir kendine bakacak düzeyde, bir kaçına daha baktım dil güzel işlenmiş, akıcı,
sağlıkla kal.....
oğula ne güzel de seslenmişsiniz. yüreğinize kaleminize sağlık. ana gibi yar olmaz. siz de bir anasınız ve evlada güzel öğütlerde bulunmuşsunuz.
ananın güzel duygulşarına gelsin tam puan.
Ramazan Uğur
Sayın Macide Hanım, düşüncelerle bütünleşen vurguları bir arada kullanmış olsaydınız, paha biçilmez bir çalışma olacakdı.Yinede harika bir çalışma, ama serbes yazımında kendine haslığını unutmayalım.Sevgilerimle.
Mürsel Adıgüzel
Bir annenin, daha doğrusu şair bir annenin oğluna bırakabileceği en güzel hediye...Bir annenin evladına söyleyebileceği en güzel nasihatler... Gerçekten tebrikler...Çok güzeldi. Selamlar...Halenur Kor
'Oğlum,
Bir marangoz gibi maharetli olsun ellerin
her türlü gönül kapısını yapabilen cinsten.
Çok yaşayanlardan değil tok yaşayanlardan ol.'
Oğlunuzu Allah anasına, babasına bağışlasın, şansi bol olsun ve iyi yaşasın.
Tebrikler.
Dedim ya, sen bir şairin oğlusun
Sakın gözyaşın dökülmesin.
O BİR ŞAİRİN OĞLU OLDUĞUNA GÖRE
MUTLAKA DUYGUSAL
DOLAYISIYLADA SULU GÖZLÜ OLACAKTIR
KUTLARIM
YAZMAK SANA YAKIŞIYOR
(Bu bir iltifat değil,doğru tesbittir)
Oğlum,
el uzatana dil uzatma.
İnsanların yüzüne vur gerçekleri
Gerçekler can yaksa da,
gıybet kadar acıtmaz.
Şiirlerime iyi bak oğlum ben gidince.
Ve sakın boynun bükülmesin.
Dedim ya, sen bir şairin oğlusun
Sakın gözyaşın dökülmesin...Gerçekler ve yine gerçekler ..Tebrikler....atıl kesmen
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta