Ben hep uzaktan baktım sana, harcanamayacak kadar farklıydı duygularımız.
Senin penceren beni çapraz köşeden görebiliyordu, pembe panjurlarını sonuna kadar açmıştın daha net gözleyebilmek için.
Fakat ben o taraftaki penceremin orman yeşili tahta panjurlarını hiç açmıyordum ki sen içeriyi göremeyesin diye.
Çünkü; O oda benim kalbimin tüm sırlarını saklıyor, sadece sana karşı değil aslında sadece o oda sana tesadüfen gelmiş olmalı, çünkü evin en güzel odası orası.
Tabiî ki de kendime ayırmalıydım orayı,
Ne sana ne başkasına ait olabilir orası, aitlik soyutlaştı gözümde eskisi gibi değil ki!
Evet bu kızların paniklemesi işte…
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta