O KADAR
Evlat büyür, gönderirsin, gurbete
Varını, yoğunu, verir hacete
Anne, baba, durursunuz nöbete
Gözlerin yollarda gelene kadar
Evladın kalbini, kırmışsa eğer
Yanar ateşlere, gark olur ciğer
Nadim olup sana, verse de değer
O an unutulmaz, ölene kadar
Hakkı tanımaya, akıl ölçektır
Hakkı bilmek, en lüzumlu gerçektir
Baharın nişanı, arı, çiçektir
Kış bekler, çicekler, solana kadar
Kuyudan alırsan, zahmetli kuyu
Gidersin çeşmeye, almaya suyu
Eskiden böyleydi, kasaba köyü
Beklersin testiler, dolana kadar
Zaman bereketli, olur namazda
Basiret olur mu? Şaşkın, aymazda
Önünde, ardında, yaptın niyazda
Bir asır geçiyor, kılana kadar
Yaş onsekiz olur, aşılır eşik
Evlat büyüsede, atılmaz beşik
Sofrada tam olur, çatal ve kaşık
Evladı gurbete, salana kadar
İstesende, ecel gelmez, ölünmez
Var kıymeti, yok olmazsa, bilinmez
Yalnızlığın, ne olduğu, görülmez
Eşin ölüp yalnız, kalana kadar
Atan ölür, mirascısın, malına
Meyl edilir, parasına, puluna
Herkes gider artık, kendi yoluna
Kardeşlik mirası, bölene kadar
Dünya sınav yeri, niyeyse şaşar
Dünyanın dertleri, boyunu aşar
İnsan bu dünyada, boşuna yaşar
Hakkı, hakikatı, bilene kadar
Haktan fazla yoktur, önemli konu
Halikın inkârı, daha da şen'i(*)
Haklar tahsil olur, o Mahşer günü
Hakkı aramalı, bulana kadar
(*): Halikı tanımamak, onun hakkına tecavüzdür. Bu da şirktir ki en büyük günahtır.
Ali Çelik 3Kayıt Tarihi : 12.2.2026 08:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Zaman çabuk geçiyor




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!