Yine çöktü sineme, hüsran
Yine yakıyor; işte bak, hüzzam
Def-i gâmım, alınıpta gitti elimden
Yıktı beni, yine
O ahu gözlü, devran
Dilpesendimin kayboluşu, yüreğimde oluktan kan
Ah! Varya, o kaçışa!
Gel de, dayan!
Yine mahkûmu oldum, yollarının serseriliğine
Âşiyânım, yok artık
Duy ey gönlümün demi, çok intizarım var sana
Seni; Arayışta, sorar oldum
O hülyalı bakışının, akşamsı güneşin de
Bir yerlerden esen; teninin kokusuna, gömülü ruhta boğulurum
Dilim susuyor; gönlüm de biçik, nedense
Gözlerim; kör dikiş, dikili kaldı tollar da
Son nefesle
Gözlerden, gözlerini gözlerim
Bak yine; o vuslatından, haber sorup durur gönül
Uyan artık, hâb-ı gafletinden
Hasretler için de kavruluyor, işte bak ölüm
Gel işte!
Bu akılsıza, gönül içinin merhemi ol
Her an hislerin, kokusunda yol alıyor zaman
Sevinçlerime de, ne olmuş?
Yollaramı çıkamıyorum, yol mu benden kopmuş
Halen gönlü kırık dalımın, kopuk sesin de dururum her an
Devamlı uçuyor, içimden olmuyan umutlar
Bonboş, kaldırılmış kollar
El mahkûm, gönlüm mahkûm, özden prangalı bu mahkûm
Soğuk bir içle, donuyor dışım
Eşk’im, başıma dert
Yüce Allah, yalvarıyorum
Medet Ya! Umutların umudu, medet!
(17.02.2012) AZAP…
Kadri AtmacaKayıt Tarihi : 18.2.2012 23:14:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!