Terk et sen o eski günleri, ey nazlı bakışlı,
Seyret nasıl savrulur, rüzgarda o anılar,
Keşfet, gizli kalmış acıların lezzetini,
Aldırma maziye, seyret vaktin nasıl aktığını.
*
Gör nicedir beklerim kapıda, tanı beni,
Yürürüz her dikene, yüklü derdimizle,
Yıkarız aslında, tüm yarınlarımızı,
Dereriz bağlardan, hüzünlerimizi.
*
Şayet istiyorsan, bedel ödemeyi bilmelisin yanarak,
Vuslata, erişmek dilersen şayet,
Ruhumuzda kardeştir, hasret ve toprak,
Aralasın kapıyı, sızsın içeri, buluşsun garipler.
*
Ne ömürler harcadık sevda yolunda, yıllarca,
Ne yaş pakladı, devirlerdir büyüttüğümüz nefreti,
Çık da gel, virane yurdumun ıssız tepesine,
Bizden daha vefalıysa bu yalan rüya, kalsın sana.
*
İstemem artık o süslü, yaldızlı yalanlarını,
Düşersin bir gün elbet, o dipsiz kuyulara,
Saraylar, köşkler, hanlar, hepsi senin mülkün,
Sırtımı döndüm ben, gidiyorum sonsuza.
*
Arama boşuna izlerimi, tozlu yollarda,
Kayboldum çoktan, o sisli dağların ardında,
Sen kazandın sanırsın, bu beyhude oyunu,
Oysa zincirlendin, kendi kazdığın zindana.
*
Bekleme baharı, çiçekler açmaz artık bizde,
Soldu bütün renkler, gri kaldı geriye,
Sakla o solgun yaprakları, avuçlarında,
Avunursun belki, boşluğa baktığında.
*
Bitirdim sözü, tükettim nefesi, bu son fasılda,
Yükledim sırtıma heybemi, düştüm yollara,
Hükümranlık kurduğun, bu küçük krallık,
Benden daha kıymetliyse eğer, tepe tepe kalsın sana.
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 20:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!