Derûn-i bir hissin, yek payîdarı ola gönül;
Nâr-ı sızısı, harîk olsa da dîdarı ola gül..
Ârşa yükselen mertebe; sızıdan geçermiş,
Ab-ı çeşm ile kâtre kâtre rûhdan inermiş..
Rayîhası ötelerin ılık ılık semâdan boşanır;
Râhmet nazârı kuşlar ola ki; öyle yaşanır..
Cereyan eden her hisse, bir maşûk gerek,
Vucûd bulan rûh ile topraktan yükselerek;
Tutuşup kül ola; misâller, hâller ve güller;
Kavrulup gül ola; o derûn-i hisse, gönüller..
Can mezesinde şarâp ola acı ola nâr ola;
Düşer mukadder satırlara yazılar; var ola..
İhtiyar gönüller, hep o son satırları bekler,
O aziz dosta varınca ebede yürüyecekler..
Yürüyeni yıldırımdır, geçer o keskin sıratı,
Göklere ılgaz vurur, o mûhtehanın kır atı...
Aşkûlar da o hiss-i azize uçmalıdır, yerden;
O vuslat bülbülleri ile inmelidir, göklerden....
Kayıt Tarihi : 13.1.2015 00:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!