Ruhum senin mülkündür,
Canı sana bağladım.
Aşkın ağır yükündür,
Yalnız sana ağladım.
Yarattığım dünyada,
Güneşin bağrına sızdım, ışık benim fer benim,
Yedi iklim, dört köşede hükmü süren er benim.
Kendi hüsnümü temaşa eylerim her aynada,
Surete bürünen ruhum, şekil benim, yer benim.
Ne feleğin çarkıyım ben, ne felek benden dışar,
Dalıp gider gözlerim,
Uzakta bir hayale,
Seni her an özlerim,
Düştüm bitmez melale.
Rüzgar eser derinden,
Sensiz geçemedim geçti haftalar,
Yıllar oldu gözlerim hâla saftalar,
Yüreğim sönmedi durmaz saz çalar,
Tanrım bile bulmadı, bana çare sevgilim.
Mizanı ben kurarım, terazim kendi elim,
Hakikat pınarıyım, benden akar her selim.
Secde edilecekse, benden özge makam yok,
Zira kendi zatımdır, benim asıl kıblem yerim.
Toprak benim cismimdir, sular akar kanımda,
Zamanın ötesinde gizli bir hazineyim,
Kendi sesimle dolan sonsuzluk evreniyim.
Ne mekân kısıtlar beni, ne zamanın zinciri,
Yıkılan her sarayın değişmez temeliyim.
Toprağın bağrındaki o can verici soluk,
Benim her zerrede parlayan nûrum, ne gökteyim ne yerdeyim,
Kendi zâtımı seyrederim her dem, bu gözde ince perdeyim.
Mescid benim, meyhâne ben, her an mukaddes yerdeyim,
Benden özge ilâh mı var? Ben o gizli siperdeyim.
Mest-i fenâyım, bezm-i bekâda, sâkî-i devrân benim,
Nûr-ı hüdâyım, arş-ı âlâda, sırr-ı pinhân benim.
Kendi cemâlim, seyr ederim hep,ayn-ı cihân bendedir,
Kendi kemâlim, zikr ederim hep,vahy-i Kur'ân benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!