Bir zamanlar büyük bir zat.
Yıllarca talebelere,
İrşat derslerini verir.
Ve onları irşat eder.
Kalpleri rüşte erdirir.
Yatsı namazından sonra.
Camiden çıkan bir derviş.
Elinde şarap şişesi
Sarhoş birisini görmüş.
Adam sallana sallana
Bir adam sormuş hocaya.
Necisin, kimsin sen? Demiş.
Hoca cevap vermiş ona:
"Bir kulum."hiç" im ben." Demiş .
Adam burnunu kıvırmış.
Vaktiyle bir kasabada,
Çok zengin bir adam varmış.
Ölümden ve yalnızlıktan,
Karanlıktan çok korkarmış.
Bir gün demiş:” Vasiyetim;
Dedenin kulübesinde,
Vardı bekçi iki köpek.
Biri siyah biri beyaz.
Geçinemezlerdi de pek.
Beyaz iyilik temsili.
Vaktiyle tekkede derviş,
Kendini zikire vermiş.
Nefsini terbiye edip,
Yüksek mertebeye ermiş.
Bir gün dervişin hocası,
Kahveciler kahve döver.
Hoca kahveyi çok sever.
Kahvesini içmek için,
Hep aynı kahveye gider.
Kemal Paşazade Said,
Bir gün çıkmıştı sokağa.
Ahmet Mithat Efendiyle,
Rastladılar bir adama.
Dilenip para topluyor,
HALİL-İBRAHİM BEREKETİ
Çok eskiden bir yerlerde.
Küçük şirin bir köy varmış.
Büyüğünün adı HALİL
Küçüğünün de İBRAHİM.
O ünlü hükümdar, kudretli Timur.
Sonra oğlu Şahruh hükümdar olur.
Babasının aksi bu genç hükümdar.
İlme değer verir, kendi de dindar.




-
Ali Torun
Tüm YorumlarNurettin şairim yazarım Anne adlı şiirinizi bir mısrasını beğeni ile okudum beğendim Hepsini Okuyamadım Ama Bir mısrasını okudum şiiriniz gayet güzel yazmışsınız beğeni ile okudum sizde benim antoloji sayfamı takip ederseniz sevinirim birde benim şiirlerimi değerlendirirseniz sevinirim nurettin şair ...