Hayatımız anlam buldu seninle
Gönlümüz derman buldu sevginle
Övmüş seni yüce Rabbim isminle
Rehberim, önderim, Nur Muhammed’im
Alemlere verilmiş rahmet sensin
Gönüllere serpilmiş merhametsin
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Müminlerin Önderi Efendimiz için harika yazılmış bir şiir.
Selâmun Aleyküm. Şiiriniz için Allah razı olsun. Rabbim hayırlı işlerde daim etsin sizi. Allah'a emanet olun. Sevgiyle...
www.seviyeliforum.com
Kıymetli Dostum;
Resulün olmadığı bir dünya ıstıraptan gayri nedir ki?...Onun yüzü suyu hürmetine halk olunan kâinat,en acı demlerini yaşıyor.İnsanlığın başında kümelenen kara bulutlar,ancak onun yolundan gitmekle bertaraf edilebilir.Bilâller ‘in okuduğu ezanlara hasret çoraklaşan yüreklerimiz… Yoluna yeksân olduğum gönüllerin sultanı,bil ki bize gayri hiçbir ilâç derman olmaz senin nurundan başka...Pusulamız puslu,imanımız yara aldı pusuda….Münzevî çığlıklar uyandırır gaflet uykusunda sabahlayan rind-i şeydayı…Gayri gönül terazisi çekmez bu sıkleti…. Refik-i Âlâya yükselen ruhuna binlerce salât ve selâm olsun ey Resûllerin piri!...Bizi şefaatine eriştir.İrademizi iradene râm eyle ki kurtuluş bundadır.Çöller suya nasıl hasretse biz ümmetin de işte öyle sana müştâkız….Sözler kâfi değil sana olan aşkımızı izhar etmeye…
Şiirinizdeki peygamber sevgisi yürekteki aşk ve hasretin kelimelere tecellisi hükmünde...Ona yazılan şiirler güzelliğini onun mübarek adından alıyor...Bu şiir de onu anlattığı için güzel...Ona dair herşey özel ve bediîdir zaten...Şiirinizde kullandığınız 'elkab' sözü pek uymadı oraya..Sanki özellikle sözlükten aranıp bulunmuş görüntüsü veriyor..Ayrıca yedinci dörtlükteki bahar zarar,araz..' kelimeleri arasında kafiye yapmaya çalışmışsınız ama olmamış. 'bahar,zarar' arasında kafiye olur da 'araz' sözcüğüyle bunlar arasında olmaz.Özellikle şu dörtlüğünüzü çok beğendim:
'Olduk artık yanlışlara âşina
Düştük artık mevsimlerin kışına
Medet bize, Rabbim Allah aşkına
Rehberim, önderim, Nur Muhammed’im'
Selam,saygı ve muhabbetlerimle!....
M.Nihat MALKOÇ
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta