sözcüklerime gündeş olmadan taşındın
kendi içindeki kendinden başkasına
seslerimiz ayrı semtlerin sessizliği
şimdi ne desen kır kokusundan ayrı
şimdi ne desem polen tozu bulutu
sen kendinle ben seninle sarhoşum
boşa gidiyor ay ışığı yolların inadıyla...
umursamayan temmuz öğlenleri kadar tembel
umutsuzluğumun tenime düşürdüğü okul heyecanı
son yıllarımı bilmeyeceksin
yapraklarımın toprağa düşüşündeki tadı
suyun ateşime doyuşunu
uçurtmalar izleyeceğim oysa ben
gerçekten sen
sensizlik misin...
aştığım rüyaların ardındaki somun sıcağısın
bir kentin en geniş en aydınlık en güzel meydanı gibi yüzün
akşama doğru çizgileriyle kalabalığına sığınıyorum
bakışların örtmüyor üzerini eksik çocukluğumun
büyüdükçe üşüyor sensiz yanım...
ve dünya
sensizliğimin can sıkıcı oyuncağı
sense hayatla paylaşmadığım son noktamsın
sonsuzlukla ortak noktam
noksansız bir noktasızlıkta
ikiye bir hep kaybettiğimsin
sensizlik ve sonsuzluk
ben
.
Kayıt Tarihi : 4.7.2011 00:58:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Kağan İşçen](https://www.antoloji.com/i/siir/2011/07/04/noksansiz-bir-noktasizlikta.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!