No:9, saat sabahın 06:00 suları
evin penceresinde duyulan kendinden emin bir cam tıkırtısı
rüya mıydı bu ya da bir gerçek miydi, adam o an anlamadı
ovuştururken gözlerini artık kapı aralanmıştı.
İçeri girdi kadın, aylardır ayrı kaldığı adama bir günaydın bile demeden
yine gururlu, yine başı dik ve duyguları hiç evrilmeden
oturmuştu deri koltuğa, zaman o an deli bir hal aldı
“ev hiç değişmemiş,” dedi kadın, keşke demeseydi
çünkü değişmesi gereken onca şey varken, bunu söylemek çok mu gerekliydi?
Kadın dünden kalma ve yorgundu, adam uykusuz
üstelik sanmış ki bu sabah bitecek gibiymiş uykularını bölen bu huzursuzluk
yine yanılmış, şiirlerine konuk olan kadının artık gözlerinde yokmuş
adam saat 06.00 sularında aslında onun gözlerinde kaybolmuş.
“Uykum var! " demiş kadın, dün gece sabaha kadar kapı içeri açılmamış
son kez ayakkabılarını bu kapı önünde çıkarmış
vakit öyle geçmiş ki, rakı beyazı tenini örtecek bir parça kıyafet dahi kalmamış
ah bu mişli geçmiş zaman kipleri biten şeyler sonrası ne de fazlaymış!
Sanki onunla ilk kez sevişiyormuş gibi şaşkınmış adam
oysa ezbere biliyormuş vücudunu, neden tüm bu oyalanmalar
düşünmek yerine öpmeli miydi boynunun kıyısından
hissizce seviştiler, ama artık onlar birer yabancıydılar.
Kayıt Tarihi : 21.1.2017 00:10:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Güney Güneyan](https://www.antoloji.com/i/siir/2017/01/21/no-9.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!