Balkondan el salladığında içime savaş yıllarından kalma bir veda öpücüğü düştü.
Hiç tanımadığım birinden nasihat dinler gibiydim.
İç gıcıklayan, çok bilmiş bir ses beni boğuyordu adeta.
Zaman, kulağıma artık ikimizin yan yana olmayacağı bir dünyayı fısıldadı.
Tüm bunlar birkaç saniyede olup biterken,
o hala kendi telaşının meydanında, evine bensiz gece yarıları tasarlıyordu.
Salonundaki iki büyük saksıyı daha dün gece boyamıştım oysa ki.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...



