Tarih bindokuzyüz doksanbir yılının serin mi serin onuncu ayının onu
Eğlenmek için bir yer:İşte Çorluda kuytu köşe bir eğlence pavyonu
Geldik kaçan arkadaşlarımız hariç üç kardeş kimseye karışmadan
Bir anda karşıdan silahlar sıkıldı Ali Rıza cansız gitti hiç bize danışmadan
Hani vatanın neresindesin Erciş, nerdesin Van ili
Nerde bulur seni arayan ne yapsın bir avuç külü
Meşhurdu canavarın nerde; nerde Van gölü
Kalmamış taş üstünde taşın her yer kan gölü
Hep sendin konu hep sana idi tema
Hep sendin en güzeldin tama
Şu an toprağınsın
Güya içimdesin yalnızsın,ama darmadağınsın
Hem parça parça,hem mısra mısrayız aynı şiir gibi ağıt gibi
Parçalanan mıknatıs gibiyiz
Yıllar önce Gaziantep'te bir genç doktor Hilmi Öztürk
Yeniden tat aldırdı bana ağzımda kalmiştı üçbeş kök
Dedi bana''Hayatın tadı tuzu diştir''almalı bu sözü dikkata
Sen bakmazsan dişine, çürürse imrenirsin hayattan tat alana..
Saçından tırnağına kadar sorumlu etki eden sigortan diştir
Güneş batmak üzere
Ay güneşten ödünç ısı alır
Bulut da daim ısıyı aydan paylaşıp; alıp
Gece üşümemeye çalışır
Yıllar önce söylemiş şair bu doğru sözü
Canı yanmayan nereden bilsin ateşi, közü
Geçse de yıllar ağarsa saçlar değişmez sözü
Unutmaz insan unutmaz kışın da olsa o geçen yazı...
Yüzün hiç durmaz güler
İşler tıkırında yanında hep güller
Alem sana neler söyler
Yarın hakkın huzurunda..
Ağzın konuşuyor
Kuvvetli bir rüzgar esti
Ayırdı için için içlerinden bizi
Senin yaşın yirmi
Benimde yaşım yirmi
Bu yaşanılan dünya
Seninle bir bakışımıza değer mi?
Gez dolaş bir bir o eski yaşanılan yerleri, harabeleri
Çek içine o zamandan kalan hükümdarlık atmosferleri
Kim ne götürmüş bak ne varsa işte onlardan kalan
Taş taş üstünde kalmamış bir parça yıkık dökük gerisi hep boş alan....
Kurbağanın vıraklaması
Neyi andırır acaba?
Dere kenarı,sazlıklar,yosunlar...
Bitkisel hayatın başlangıcındayım.
Yerde içki şişeleri üç beş, üçbeş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!