Bir anam var, birde babam
Biri Esirgeyen, Biri Bağışlayan
Ne İnkar edilir, ne de Ödeşilir
Ödenmez hakkınız, yıkılsada dünyam...
Bir hasret ki kor gibi yakıyor, kalbimi
Yıllar önce tanıdım bir insanı,Kerim Çıkımı
Olmadı kimseyle iyiliğinden başka bir düşmanlığı
Aydınlıktır kalbi aydınlıktır beyni sevmez karanlığı
İncinse de incitmez sevmez bu yaşamda dargınlığı...
Senden ayrılalı bak yıllar, asırlar oldu
Siyah saçlarım bembeyaz hem tarumar oldu
Dünyayı verseler değişmem bir taşın
Bir yılda hesaplarsan sağlam var kaç gün
Yarısı gece yarısı gündüz yaşadığın toplam etmez bir gün
Kışın karda kıyamette sende gidemezsin olursun üzgün
Bizlerde sizi takip ederiz bir adım geriden adımız sakat adımımız kadim
Silemediler silemezler kalbimizden bir tek seni
Tıkayamadılar tıkayamazlar kulağımızdaki sesini
Yürüdük yürürüz hep tek başımıza olsak da yaya
On kasımda bekle bizi Atam geliyoruz Ankara'ya
Ne binsekizyüzseksenbir, ne de bindokuzyüzotuzsekiz tarihi
Yüz gün geçti üzerinden yedirdiğin yemekten
Usanmadın mı hala ben böyle yemek yediririm demekten
Hiç bahsetmedin benim sana verdiğim nice emekten
Bu nasıl ana-evlat ilişkisi geçse bir mantıktan elekten...
Ey güleryüzlü Gül cumhurbaşkanım
Seni esirgesin yaratanım Yüce Allahım
Atatürkten sonra gelenler içinde
Birsin teksin bunu bil Ey Cumhurbaşkanım
Çaresizliğe tam anlamıyla gömülmüş bocalarken
Çare çare deyip Halil İbrahim yaralarına bürünüp
''İşte seni ben kurtarıyorum var mı benden daha büyük''
Dersen dostum bana beni saran yaralarımdan başka kimim var en büyük...
Uğraşılır bu uğurda günlerce aylarca
Nice fedakarlıklar özveriler sayısızca defalarca
Birlikte olunur sınırsız pembe rüyalarca
Bir bakarsın soğumuşlar temmuz ayında yaşanan kışlarca
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir mübarek kurban bayramı son günü(16TEMMUZ 1989) Gaziantepte zom derece alkollü bir müslüman Kurban bayramı kutlarken* araba ile bir hamile kadını çarparak öldürüyor..Kadın binlerce gözü yaşlı bırakıp toprağa verilince adam Avukat tutup bir güzel kurtuluyor.Netekim namaz kılıp bir de hacca gidince Allahta onu affediyor.Bu hikaye burada bitmiyor Çünkü adam önce sanat güneşine gidiyor.oda kendisine ''Günahların girecek düşlerine''şarkısını söylüyor.sonra iki cihan güneşine gidiyor ikisi de onu affetmiyor.Yani bu zom katil hem sanat güneşinin hem de iki cihan güneşinin(Hazreti Muhammed Efendimizin) kemiklerini sızlatıyor..Değil antepte yaşayan müslümanlar,başka dinlerden islamı seçenler de hem müslüman olduklarından hem de insan olduklarından utanıyorlar.Çünkü islamda bilinen şu ki bu hareket 70 göbek geçmiş 70 göbek geleceğe kabir azabı verir ve affı yoktur...(Peygamber efendimizle ilgili karikatür çizenlere küfür ediyor, kınıyoruz Bu anlatılan şahsın Peygamber efendimize bir kuyruk takmadığı kalıyor hiç seslenemiyoruz bu nasıl insanlık nasıl müslümanlık ben yine de müslüman olduğum için utanmıyorum,çünkü öbür dünya var...Nasıl yanacaklar cehennem sıcağında.. gerçi ben bu Dünyada da vijdan azabı ateşlerinde yanmalarını görmek istiyorum...) ..NETEKİM Onlar ermiş vijdan azabı* duymadan muradına biz bu hikayeyi okuyanlar girelim vijdan azabına...
Bir de bu Antepteki mangalda kül bırakmayan katillere bir akrostişim var:
-------------------------
Adaleti
Niçin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!