Yıllar önce minik bir kuşum vardı
Cano idi o Sapsarı kuşumun adı
Felaket bir gün bir kediye denk geldi
Hırsızı katili burda pezevengi yalancısı burda
Zaten memleket kala kala kalmış kuşa kurda
En sağlam insanlar bile bozulmuş olmuş hurda
Antep alçaklarını Allahım artık anında alsana...
Gezinip baktım bazı yerlere tarihi
Çoğu yerde dikkatimi çekti zordur tarifi
Üzümü ezmiş şarap etmişler sordum kendime bu nedir?
Giderim dedin gittin boş kaldı yerin
Ağlar eşin etrafın şimdi gül sevin
Bırak bu yalan dünyayı hele bizi hiç mi sevmedin
İşte Türk sanatının gölünde hiç batmayan bir sal
Küresel sanatta, güzellikte ismini yazdırdı oldu asal,
Gölden deryaya dönüştü; Dünyaca tanındın oldun sanatsal!
Ne battın, ne öldün seni çok seveceğiz ey Suna Pekuysal...'
Bu vatanı kurtaranlar, Atam ve yandaşları
Yaşayan,özlemini çeken bilir bu vatanı; vatandaşları
Bir tutamda ot olsa, kalmasada mezar taşları
Söz söyletme,sızlatma kemiklerini tut atılan taşları...
Sımsıcak gündüzden eser kalan bir temmuz gecesi
Girdi ayın ışığı odamın penceresinden kısa hece, uzak mesafesi
Konuşmayız konuşsak da çıkmaz bu muhabbetin sesi
İşte sana İslam, Allaha Muhammede dayanan
Nedir bu alevi sunni bir kuş ki kolu kanadı kanayan
Unutulmasın dünyada başka dinler de var,var mı arayan
Ayrım kayrım kemikler sızlatır çoğalır dinimizi kınayan...
Gel akşam bana kapat gözlerini ay varken
Bir aya bakayım birde sana hanginiz parlak
Yalan değil bu sende ayda Allahın yarattığısın
Öyle bir aydın ki gün ışığıyla doğan
Etrafını bilgiye beceriye kültüre boğan
Varmı böyle bir kişi bir an, bir daha an
İşte böyle bir insan bir aydın işte Aydın Doğan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!