Ne biçim şekli var değişmez ne iştir bu dünya
Hele beğenmez kimse kimseyi sanki ölümsüzlük varya
Yaşasalar son demine kadar isterki yaşları olsada dalya
Yine de beğenmez kimse kimseyi sanki ölümsüzlük varya...
Yıl kaç, kaç olursa olsun
Elimde kuru bir ekmek
Katık mı aramıyorum o da gözyaşım olsun
Yaşamadığım yıllar mı
Oda yaşadı sayarsanız özyaşım olsun...
Katiliyim dünün bugün
Ayaktayım gördüğün
Farkeder mi kördüğüm
İki ters bir düz ördüğüm...
Paraları yatar uyur yataksız vagon çelik kasada
Oturur kurulurlar konumunu bozmadan kürk koltuklu masada
Yaratılıştır, üzerler konuşsada konuşmasada
Kararsızdır; Arsızdır,Böylesi Zart-ı Muhteremler..
Bembeyaz karlar üstünde duran
Üşüyen karıncalara benzer yüzündeki benin
Gel sarılalım yüzümü kanatsın ısırsın
İşte hikayesi,ömrünü aşka harcayan kardelen çiçeğinin
''Bir günlüktür saltanatı zambakların güllerin''
Sanki doğrular gibi onlar için söylenmiş sözün
Biz aynı sütten beslenmedik mi! !
Bu çiğ süt kavgası neden doğdu niye?
Anamız babamız aynı bir değil mi! !
Yaratıldık ne sevildik ne sevdik ne dünya ne dünyalılara
Burnumuz boktan kurtulmaz niye geldik bilmem bu hayata
Güllere bülbül dadandı bizler tünedik yapraksız ağaçlara
Sonbaharın kara kaderimi kara karganın kaderimi acaba? ...
Yüzyıllardır aşınmış tek tek yürünmekten
Kimbilir belki de esirleri işkenceyle sürümekten
Silinmiştir izleri yüzleri, aşınmıştır suratları surları
Sol yanımda bir kuş var; çırpınır durur kalbim
Kalelerden düşer de hiç yara almaz garibim
Ne kalelerden düşse yara alır nede kalemler yaralar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!