Hatıralar sarmış dört bir yanımı
İçimde bir hüzün var yine bu akşam
Oturmuş kız kulesine karşı gün batımında
Seyretmekteyim bu büyülü halini
Ne çok şey alıp gittin oysa ki benden
Aşığınım sana hala derinden
İstemem hayalini bile aşkının
Dizlerimde olsa dalga dalga saçların
Bir nazarı yetmez ahu gözlerin
Ruhuma değmiyorsa sözlerin
Belki hissizdim, belki de sinirli
Gittiğin gün zerre canım yanmadı
Kurtuluş gibiydi veda bile etmedin
Sadece arkanı dönüp gittin
En sevdiğim ayrılık şekli;
Geri dönecek gibi çekip gitmekti
Bu sabah penceremde bir kumru
Sessiz, sakin ve hareketsiz duruyordu
Pencereyi açmama, buğdaya bile aldırmadı
Umursamıyordu hayatı benim kadar
Sanırım anlayamamıştım halini
Eşini kaybetmiş olmalıydı
Siyaha beyazdım, beyaza siyah
Ne varsa zıtlık onu yaşadım
Hiçbir zaman aynı renk olamadım
Seçme şansım olsaydı eğer;
Bir tek maviye boyanırdım…
Mavi aşkın rengiydi
Kalbime söz geçiremedim
Içim hep yangın, kor edemedim
Sana ben niye eremedim
Nerdesin kadın gel artık
Kadıköy’de rıhtıma demirledi bir gemi
İçinden süzülerek indi sanki bir peri
Beli hizasında sarı uzun saçları
İri deniz mavisi gözleri
Hasır şapkasının altında beliriverdi
Bunaltıcı bir sıcak olsa da
En güzel şiirler ya hasrettir, ya ayrılık
Şarkılar vardır buna en iyi tanık
Içinde kopan fırtıların dile gelişi
Sanki birkaç kelimeye saklanır
Ve sen onu duyar tamam dersin
Acını tarif edebilen duyguların
Benden öyle güzel sevgili, hatta eş olurdu da
Kocaman bir boşluk var sol yanımda …SEN…
Sakın neden diye sorma, varsa cesaretin bu yolda
Ne önümde, ne arkamda, sadece ol yanımda …SEN…
Benden öyle güzel sevgili olurdu da
Kocaman bir boşluk var sol yanımda …SEN…
Sakın neden diye sorma, varsa cesaretin bu yolda
Ne önümde, ne arkamda, sadece ol yanımda …SEN…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!