Bir şiir daha yazdım sana dün gece
Belki kulakların çınlar, duyarsın diye
Gittiğin yerden ne ses, ne haber hep nafile
Gece, gündüz duam birgün dönersin diye
Rastgele sıraya dizildi kelimeler
Yüreğime, beynime veriyor keder
Dün yine Moda’da dolaşırken
Hayal mi, gerçek mi bilemedim
Bir güzeli sana benzettim
Ince dudaklar, kemerli burun
Lüle lüle saçları rüzgarda savruldu
Içimi kapladı ince bir sızı
Eydirme ne olur başımı
Ele, güne, dosta, düşmana
Ne arkamdan, ne yüzüme
Söyletme bırakıp gitti diye
Ey sevgili
Gözlerine hapsoldum
Esiriyim bakışlarının
Ne zaman değse nazarı
İçimi titretirsin sevgili
Utanıp düşse bakışların
Ne ruhlar uyuştu, ne de bedenler
Asla bırakmam seni diyenler
Sözlerine bile sadık değiller
Başka bedenlere çekip gittiler
Talih mi, şans mı, bu nasıl kader?
Farzet ki sendin sevdalar prensesi
Öyle güzelki yüzün mehtabın altındayken
Beyazlar içinde iniyorsun süzülerek
Yanıma geliyordun sanki gökkubbeden
Değişiverdi biranda seninle bütün dünyam
Her yer aydınlık,yemyeşil ova her yan
Bakışların ruhumu kanatlandırmakta
Gözlerin rengi, say ki bir sema
Pervaneler misali hiç usanmamacasına
Dolaşsam yanana kadar etrafında
Aşk şarabından almak için bir lahza
Kayalıklarına konar gibi masumca
Konuşuyorum kendimle bazen
Kendimle dediysem iç sesimle
Anlatıyorum ki delirmemek için
Hep susmak sadece acı vermiyor
Bazen akıl veriyor, bazen endişe
Belki de geçmişin verdiği tecrübe.
Bir bakış, bir gülüş seni cezbeder
Alıp götürür seni hülyalar dizer
Zahire aldanma ancak meşk eder
Aşk değil, hevestir gün gelir geçer
Sevmeyi dahi bilmiyorsun
İlla bir esirin olmalı her an
Sultanlar, fatihler, hanlar misali
Tarihin eşsiz vazgeçilmezi
Alnından öpsen, bir kez de
Ne çıkar seni delice seveni
Bulamazsın bir gün ölüp gidenin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!