1972--Osmaniye -Finike
rüzğarın savurduğu buğday kepekleri
uçuyor yonca bahçesine,dereye
odamın perdeleri sis bulutlarına benzer
gümüş renkli dalgaları getirir terasıma
yorgun düşmüş terennümü hatırlatıyor
günbatımında okalüptüs ağaçları
denizden daha düz ova önümde
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Cennet gibi bir ülkedeyken aklımızda uzaklar ve uzaklara gidenler varken tabiiki şairin yüreği kıpır kıpır. Hele de şair gençlik çağının en güzel yıllarını coşkusuyla yaşıyorsa...Böyle sade bir anlatımla mükemmeli yakalıyorsunuz; kutluyorum, sevgilerle şiirlerle kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta