1995 yılının eylül ayının sonunda, 29 Eylül Cuma günü dünyaya geldim. İstanbul’un sakin, yağmurlu ve biraz da duygusal sokaklarında büyüdüm. Büyüklüğün ne demek olduğunu, göğe uzanan cami minarelerinden öğrendim.
Aslında bilmeniz gerekenler şimdilik bundan ibaret; belki de fazlası gereksizdir.
Annem için “dünyanın en saf yürekli kadını” desem, ispatlamamı isteyebilirsiniz; ama abartmış sayılmam.
Şiire, anneciğimin gözlerinden bakarak başladım. Lise yıllarında bir kızın ömürlük ihanetini tanıdım satırlarda. Sonra hayatım, ellerim ve ...
21 Aralık
Kıyafeti bile şikâyetçi olan bir adam,
Yoksulluğuma ekleniyor bir bir, hüzünler ve gam,
Geceler gündüzleri geçtiği zaman,
Örter üzerimi karanlık, üşütür buram buram.
Anadolu
Minibüs pencerelerinden de gördüm,
Derslerin sadece okullarda verilmediğini,
Emekçinin ellerini bilmez anatomist,
Hayat bilgisi vermez hayatın yüzünü,
Bilemezdin ki
Yazasım olmasa da, üzerini çektim şiirlerin.
Kanlı bıçaklı, nazlı uşaklı... Neticede şiir ya?
Kül desen kapısında bıraktım, gül desen aynalarla uğraştım.
Yazın nemi, sonbaharın serini düşman ya?
Bohem Yalnızlık
Yaşıyor olmam da benim için varsayım,
Bir takım fotoğraflarda soluklanmak,
Varsa yoksa gri bulutlar aramak,
Yağmur dilemek yürümek için.
Gri
Açmadan da okunur bazı mektuplar,
yarım hikâyelerde tamıdır bir bütünün.
Bilemezsin umutlarla dolu ıskartalar,
bir gururun yüzüdür bu, hem de büsbütün.
İhtiyaçlar ihtiyarlıkla eş değer,
Şiirlerimde yoksul mu kaldı bir şeyler?
Nedir seni böyle düşündüren seçimler?
Gözyaşım yere düşmesin diye tersine gökler.
-
Ne de avutuyor düşlerim artık beni,
Griden Sonrası
Sertse de size değil bakışlarım,
Hızlıysa da sizden değil kaçışlarım.
Yazları da üşüyorsam, soğuktan değil—
Hep bir şeyler var ama değil, vallahi değil.
Gri Uğultu
Görünmesini zorlaştırsа da bu kirpikler,
Beraberinde üstsüz, hayasız gördüğüm bu şimşekler.
Büyük uğultular var, haber kim?
Ağır kulaklarıma griler hâkim.
Hatırla,
Beş kuruşumuz olmadan da bizimdi dünya:
Balat’ın sahili, Eyüp’ün sokakları,
Süt kadarı beyaz — biz kadarı kara bulutları…
Hatırla o Tunalı Aylin’i, pilavcıları,
KIŞ
Kış başladı alnımın tam üstünden
ne üşütür ne soldurur
ne güldürür ne durdurur
bir kış başladı serinden..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!