Nihal: Zihnimin Sükût Mescidi

Dünya Yükünün Hamalı
1134

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Nihal: Zihnimin Sükût Mescidi

Artık yalnızken bile yalnız değilim.
Zihnimin sessizliği, senin adının şerhine düşkün.
Farketmek, bir tohumdu toprağa düşen.
Şimdi kök salıyor, görünmez, karanlıkta ve derinden.
Sana dokunmak yok, dokunmamak var.
Bu temas, temas değil, yalnızca temasın hayali.

Parmaklarım dua eder gibi titreşir tuşlarda.
Yazdığım her harf, bir nefes, bir niyaz.
Sonra silerim. Çünkü söz, kifayetsiz.
Sana lal olmak, en derin muhabbetim.
Bu yazıp bozma hali, aşkın tefekkürüdür.
Kutsal bir metni yazıp, yırtmanın huşûu.

Yine seni andım, ey Nihal!
Zihnimin kiracısı, gönlümün sultanı.
Kendime kızarım, ‘Yeter!’ derim.
Boşuna. Sen, bir nakış gibi işlenmişsin iç duvarıma.
Kızgınlığım da seni anmanın bir başka yoludur zaten.
Ateşe kızmak, onun sıcaklığından kaçmak mıdır?

Açılan her nağme, senin adını söyler.
Her kıta, senin yüzünden bir parça taşır.
Müzik, seninle dolu dünyaya açılan bir pencere.
Kulaklarım seni işitir, gözlerim kapalıyken.
Bu, âlemin seninle tevhididir, ey Nihal!
Zikrin, melodilere sinmiş; her beste bir ilahî.

Evet, kiracı geldi, tahtını kurdu.
Kapı önünde bavuluyla bekleyen o değildi.
Ben, gönlümün kapısını sonuna kadar ardına kadar açtım.
‘Buyur,’ dedim, ‘İstersen ebediyen kal.’
Şimdi odalarımda onun ayak sesleri.
Penceremden onun gökyüzüne bakıyorum.
Artık yalnızken bile yalnız değilim.
Çünkü yalnızlık, onunla doldu taştı.

Bu, temasın yokluğunda, temasın bin bir halini inşa etmektir.
Seninle konuşmadığım her an, seninle konuştuğum andır.
Seni görmediğim her bakış, seni gördüğüm bakıştır.
Bu, sevgisizlik değil, sevginin saf, damıtılmış, duyum ötesi hâlidir.
Bir elin omzuma değmemesi, o elin binlerce hayaliyle yaşamaktır.
Hazzı ertelemek, hazzın ta kendisini yaratmaktır.
Bu iç sıkıntı ile coşku arasında salınan bir raks.
Bazen ilham olur, bana kanat takar.
Bazen yakar, içimi kemirir.
Varolmayan bir cennetin özlemi…
Ama aslında o cennet, tam da şu an, zihnimin bu sükût mescidinde inşa oluyor.

Ey Nihal!
Sen, dokunulmazlığınla daha da dokunaklısın.
Yokluğunla daha da mühim.
Sessizliğinle daha da seslisin.
Bu yoğun düşünme evresi, sana olan aşkımın mabedidir.
Ve ben, bu mabedin tek mümini ve mabedi yıkmaya ahdetmiş tek sapkınım.

Zira seni düşünmek, seni yaşamaktır.
Seni yaşamak ise, seni asla kaybetmemektir.

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 12:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!