Nefes nefese karanfil yastığında
Nihal’in toprağı yumuşadı, usul usul…
Rüzgârın parmak uçları geziyor ıslak kumunda,
Bir bahar gizli, köklerde uyuklar şimdi.
Çiçeğe durmadı belki, belki sürmedi yaprak,
Ama toprak öyle bir inler ki tutkudan,
Gözyaşıyla şişmiş, şafakla ıslanmış,
Gizli bir ateş yanar, özün derin kuyusunda.
Sen Nihal’sin, yağmur sonrası toprak kokusu,
Bedenimde bir ilk bahar melteminin izi.
Gecenin koynunda eriyen bir dua gibi,
Ateşi muma döndüren o ince sızı.
Zamanın çarkı döndükçe, seninle döner,
Tenimde bir âyin başlar, sessiz ve derin.
Gül tomurcuğu kanar içeriden, usulca,
Büyük bir sırrı fısıldar ıslak dudaklarla.
Bu aşk, küllenmiş közlerin altında saklı,
Yeniden doğuşun sabahında bir çiy tanesi.
Senin adınla yanar içimdeki kandil,
Mistik bir yolculuk, bedenle ruhun arası.
Nihal… Toprak yumuşar, taş çatlar sessizce,
Ve kalp, bir daha açmaz belki, ama
İşte bu yumuşaklık, bu derin ferahlık,
Asıl açan çiçek, zaten senin bakışındaydı.
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 22:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!