Otuz beş yaşım
Geldim otuz beş yaşa şeirlər düşdü başa,
Özümçün yazırdım, anlada bilmədim yara.
Dərdimi içimə saldım, ürəkdən aldım yara,
Dərman tapamadım, başıma bagladım qara.
Ağladın mı hiç? *
Senin de yüreğine düştümü ateş
benim yüreğime düştüğü gibi?
sen de özledin mi hiç
Alma sakın ahımı
Can bu tende durur mu
Gözler sensiz uyur mu
Bir of çeksem derinden
Dağlar oynar yerinden
Belliydi sonunda ayrılık vardı
Yaşanan o anlar aklımda kaldı
Aklıma geldikçe yaşlarım aktı
Ayrıldık sevgili ayrıldık işte
Gönlümde çok büyük yaralar açtın
Takvim yaprakları bir bir dökülürken
Sanki can damarlarından biri sökülüyor
Baharda diyordun,nisanda diyordun
Baharda geldi nisanda
Ama sen yoksun
Ağaçlar çiçek açıyor görüyor musun
BAHÇE(YENİ EDEBİ AKIM=GÜLCE)
Bahçe
Emir geldi büyük yerden
Selam sabah kestin erden
Bilemedim uzaklardan
İnsanoğlu! ...................Üçgen...Yeni edebi Akım=GÜLCE
Yer
Ve gök
Allah’ı
İSTEMEM
Gözlerin ıslanmış mahsun bakıyor
Canımın canını kimler sıkıyor
Konuşma sus gözlerin anlatıyor
Kaldırım taşlarını
Kaldırım taşlarını
söküp atsam yerinden
halâ izleri durur
çıkmaz ki hiç derinden...
Bir eylül sabahında
Çaldı ansızın kapı
Öylece açı verdim
Çıktı bir kalp hırsızı
Kalbimdeki bu sızı
Yakacak ikimizi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!