sen Maraş'tan bir rüzgarın çocuğu olmalısın
alnında şark çıbanı
dilinde hoyrat
belli
hiç deniz öpmemiş gözlerini
sesinde ağıtları gizlenmiş Ahir dağının
yüreğinde upuzun gecelerin ayazı
çok depremler geçmiş fay hatlarından
sen Hatay'dan bir yağmurun çocuğu olmalısın
iri kırmızı ve siyah taneli bir gecenin
harcı Semerkant’ tan duvarcı ustası
belli
hiç toprak örtmemiş saçlarını
göğsünde kırlangıçları saklanmış ağaçların
teninde çok dalgalar kırılmış olmalı
çok tufanlar geçmiş koyaklarından
sen Adıyaman' dan bir ırmağın çocuğu olmalısın
belli
hiç korku sınamamış yüreğini
avuçlarında ateşleri kalmış yangınların
dudaklarında çok çığlıklar tutuşmuş olmalı
kederisin içimizde volkanların
yirmiüçşubatikibinyirmiüç&istanbul
Nazan YinançKayıt Tarihi : 23.2.2023 12:04:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




yıkılmış, yanmış şehirlerin çığlık çiçekleri!..
yamaşmış toprak yığınını delen kardelen
nasılsa karşılar acılı şubatı!.
umudun ve geleceğin elleriyle doğar bebekler
biliyorum, güneşli gökyüzüdür gözleri!.
dedim kendimce; bu güzel şiiri yazan kalemi kutlayarak...Sevgilerimle...
Arayıp nasıl da buldular birbirini
"Kader Çizgisi mi" demeli
Yoksa
"Çizilen sınırları mı"
Coğrafyanın...
Gönül isterdi ki kıvançta buluşsunlar
İki yıl aradan sonra
"Leylalar"
Mecnunlar...
Mamur
Müreffeh, "eski deyimiyle..."
Mutluluk ve özgürlükle birleşsin elleri...
Bilmem
Kaç şubat sonra...
Bir kez daha yaşattınız dünü
Tebrikler Nazan Hanım, tekrar...
Sevgili Şairem
Yüreğinize sağlık enderin sevgi ve muhabbetlerimle hoşça bakınız zatınıza efendim
TÜM YORUMLAR (10)