Nereden bileceksin; her gece bu odada tek başıma,
Duvarlara çarpan nefesimin sana sustuğunu?
Eski bir şarkı çalarken kırık plağımızda,
Zamanın kalbimde nasıl zehir olup suspus olduğunu,
Kim bilir, hangi rüzgâr dağıtır saçlarını?
Hangi yabancı şehir saklar senin adımlarını?
Ben burada her sabah, dökülen umutlarımı
Bir yetim çocuk gibi avuçlarımda topluyorum.
Göğsümde sönmeyen o yangının külleri var hala,
Bakışlarımda ise bitmek bilmeyen sonbahar.
Sen başka kollarda mevsimleri sayarken yar,
Ben bu ıssız sokaklarda sadece seni bekliyorum.
Gönlümün her köşesi şimdi birer harabe,
Sözlerim dilsiz kalmış, sanki ağır bir tövbe.
Hangi el dokunursa dokunsun bu kalbe,
Hâlâ senin o eski, o derin yaranı hissediyorum.
Bir gün ansızın geçersen bu tozlu yollardan,
Sırt çevirdiğin o enkazı, yani beni hatırla.
Gözlerinde yaşlarla uyandığın o anlardan,
Sana adanmış bu ömrün geri kalanını hatırla bi zahmet..
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 16:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!