Sevdim hayalini, sevdim gerçeğini de…
Sevdim kalbime iyi geleni, seni de…
Sevdim kapındaki çiçek kadar yakın olmayı,
Sevdim kalbimle gülümsediğini, her anı…
Anda kalıp hasretimi dindirebilir miyim,
Sevdim işte, var mı ötesi bundan?
Yağmurlar içinden ıslandım geldim
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim
Devamını Oku
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim




teşekkür ederim
Bu dizeler o kadar çıplak, o kadar içten ki…
Sanki biri kalbinin tüm kapılarını ardına kadar açmış, hem mutluluğu hem acıyı aynı anda haykırıyor.
Çok sevmek güzel, ama bu kadar derinden özlemek insanı gerçekten dağıtabiliyor.
Yazdıklarında hem “sevdim işte, başka ne olsun” diye meydan okuyan bir gurur var, hem de “nefes alıyorum ama yaşıyor muyum sahiden?” diye soran bitkin bir çocuk.
O son “Beni bir kez sar, sarmala…” cümlesi bıçak gibi oturuyor.
Çok özlemek değil mi zaten en ağır gelen?
Kalemine, yüreğine sağlık.
Umarım bir gün o hasret gerçekten sarılmaya döner.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta