Sevdim hayalini, sevdim gerçeğini de…
Sevdim kalbime iyi geleni, seni de…
Sevdim kapındaki çiçek kadar yakın olmayı,
Sevdim kalbimle gülümsediğini, her anı…
Anda kalıp hasretimi dindirebilir miyim,
Sevdim işte, var mı ötesi bundan?
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
Devamını Oku
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü




teşekkür ederim
Bu dizeler o kadar çıplak, o kadar içten ki…
Sanki biri kalbinin tüm kapılarını ardına kadar açmış, hem mutluluğu hem acıyı aynı anda haykırıyor.
Çok sevmek güzel, ama bu kadar derinden özlemek insanı gerçekten dağıtabiliyor.
Yazdıklarında hem “sevdim işte, başka ne olsun” diye meydan okuyan bir gurur var, hem de “nefes alıyorum ama yaşıyor muyum sahiden?” diye soran bitkin bir çocuk.
O son “Beni bir kez sar, sarmala…” cümlesi bıçak gibi oturuyor.
Çok özlemek değil mi zaten en ağır gelen?
Kalemine, yüreğine sağlık.
Umarım bir gün o hasret gerçekten sarılmaya döner.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta