Taşları dokuyan ışık, her ezgide yükselen çığlık,
bir görünüp bir kaybolan açık bir duyum ötesi.
Zehir gibi acı, bal gibi tatlı yapı, bir kez şekillendi mi
boynunu sıkan ip gibi. Kader deriz ona ve ölüm ötesi.
Hesap kitap çağının görünmeyen lekesi, ayağımıza
dolanan kirli niyetler, her neslin çilesi, körlüğün yaydığı
enerji ve yola devam sevgisi, her şeyi taşıyan, bütün
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta