- yel yeperek (1)
- yelkenleri suya indirmek (1)
- yeminini tutmak (1)
- yeni gelinin bohça sallaması gibi (1)
- yeni misyon çerçevesi çizmek (1)
- yenik düşmek (1)
- yer almak (1)
- yerden bitme (1)
- yerden göğe kadar haklı olmak (1)
- yere göğe sığdıramamak (1)
- yerin dibine batırmak (1)
- yerinden yurdundan ayrı düşmek (1)
- yerinden yurdundan edilmek (1)
- yerini doldurmak (1)
- yerini yadırgamak (1)
- yerle bir etmek (1)
- yerli yersiz (1)
- yeşil ışık yakmak (1)
- yılbaşı menüsünü öğrenmiş hindi gib ... (1)
- yitip gitmek (1)
- yoğurmak (1)
- yok hükmünde olmak (1)
- yokluk içinde yaşamak (1)
- yoklukla, darlıkla imtihan olmak (1)
- yoksun bırakmak (1)
- yol almak (1)
- yol aramak (1)
- yol ayrımında olmak (1)
- yol bulmak (1)
- yol haritası çizmek (1)
