"Şu sıralar çok doluyum, Tamara…
İçim içimi parçalıyor,
Aklım firarda,
Fikrim, zihnim… hepsi seninle.
Nereye baksam, bir yanımda sen varsın;
Git desen gidemem, unutsam unutamam."
"Ölüm ne ki, Tamara…!
Varlığın, yoklukla sınandığı bir ülkede,
Yaşayan biri için, ölüm sadece bir geçiştir."
Bizim için esas sınav, hayatın içinde kalabilmektir."
"Madem Allah'tan geldik,
Ve Allah'ın huzuruna geri döneceğiz,
O zaman neden dünyevi hırsların peşinden koşuyoruz?"
"Bu kadar eşitsizliği, bu kadar adaletsizliği,
Tanrı mı yaratıyor, yoksa Tanrı'nın yarattığı kul mu, Tamara?"
Ve eğer kul yaratıyorsa, Tanrı'nın izniyle mi,
Yoksa her şeyin ötesinde, kendi karanlık yolunda mı?"
Sırtını Allah'a yas'layan insanlar ,
Şeytan'ın şerrinden korkmazlar...
Dört duvar üstüme dar oldu anam
Sesim duvara çarpar, geri yankılanır
Ne kapımı çalan var ne hâlimi soran
Yalnızlık çöker üstüme , bu gece annem
Annem
Aldılar umudum hayallerimi
Çaldılar çocuksu gülüşlerimi
En kaza çevirdiler anılarımı
Hani benim gençliğim nerede annem
Annem
Karanlıklar çöküyor üstüme bu gece,
Bu şehir boğuyor beni, ne olur koru anne.
Top mermi sesleri uçuşur göklerde,
Soğuk burası, üşüyorum… üstümü ört anne.
Sesler göçtü kulaklarımdan, gözlerim sana bakmaktan körleşti.
Kalbim ateşe sürülmüş bir kuş gibi çırpınıyor göğsümde.
Nefes aldım, hava zehirliydi.
Dünya bir avuç karanlığa sığdı.
Gözyaşlarım yastığın kenarından taştı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!