Güzel bir düş gördüm uzun zaman sonra
Türkümüz çalıyor uzaklarda
Sen geliyorsun sonra saçların salına salına
Hadi diyorsun sanki hiç ayrılmamışcasına
Tutup ellerimden gidelim diyorsun
Yine çınlattım kulaklarını bugün
Sana kadardım bir farkı yoktu dünden
Ben yalnız ben sensiz ben çaresiz ve ben
Ruhuma gökyüzünden davet bekleyen..
Son kez dediğimde yeni bir gözyaşım
Bazen arabesk bir müzik
Bazen duvardaki mozaik
Hatırlatır ansızın seni bana
Kalkıp gittiğinden bu yana.
Oysa son defa sarsaydın boynuma
Sessizliğiyle bilinen içi kasırga dolu bir adamım
Zamansız hallerim var kontrolsüz davranışlarım
Tek varlığım bir hayat parçası, yıllardır taşıdığım
Dost diye etrafımda bir yığın insan tanımadığım
Yüzümde sitemli bir gülümseme
Uzun bir nefes alıyorum ciğerlerime
Gözlerimi kapatıp dans ediyorum hayalinle
Kaybolup gidiyorum gözlerinin içinde
Kimin çaldığı umrumuzda bile olmayan
Bir güz sabahı hafiften de esinti var üşütmeyen
Üşümek mümkün mü zira yanımda sen varken
Bilmez mi kalp o da biliyor öyle atıyor yaşarken
Düne bugüne yarınlara attığımız imza dururken
Aşk denilen bu hisi 14 şubata gel de sığdır sen
Sarmaşık gibi donanmış kalplerimizden taşarken
Gerektiğinden fazla değer vermeyeceksin
Kendini yok sayıp bir tek onu gördüğünde
Çevrenden hatta sevdiğinden silineceksin
Ve tüm pişmanlığınla sen kaybedeceksin..
Ardından düşen masum vicdan sömürüsü
Sokak sokak arıyorum sen uyurken..
Bana karşı hislerini, eskiye dair herşeyi
Sormadık kimse bırakmıyorum
Her kimi görüyorsam seven,sevilen..
Kimi deli herhalde diyor kimi ise ağlıyor
Kaybettiğim seni arıyorum sen uyurken..
Kaybolur gidersem günün birinde
Çekip gittiğimi sakın düşünme
Gözlerini de çok uzaklara dikme
Baksan yeterli gökyüzüne
Çakan şimşekler sarar bedenimi
Şikayetçi değilim uzayan gecelerden
Sensizliğe mahkum düşüncelerden
Yoldaşı olduğum ayrılıkların izinden
Yediğim müebbet varken gözlerinden
Şikayetçi değilim uzayan gecelerden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!