kırları
çiçekleri
börtü böceği
dağ havası
böğürtlen tadı
taşı toprağı
çöpten beslenenlerin ülkesinde
altın varaklı saraylarda
sorumluluk duymadan
garip, gureba, fukara edebiyatı yapılan
soysuz bir dönemden geçiyoruz
o küçücük elleriyle
kulakları sağır eden
ciğerleri örseleyen toz-duman ortamda
kumandan edasıyla
makineye hükmediyorlardı çocuklar
ve kanı çekilmiş
tuş oldu hayaller
eller titriyor
tutmuyor dizler
görmüyor gözler
nerede kaldı
verilen sözler
sevdalım
kalemden keskin
depremden sarsıcı
buluş gibi öngörülü
dönüştürücü
güneş kadar yakıcı
yaşama dair
taleplerimiz
birlikteliğe dair sözümüz
insanlık adına
beklentilerimiz
gerçekleştirebilecek
bozma moralini
kıyma keyfinin gıcırına
daha
çalacak sazımız
söyleyecek türkümüz
yaşama dair
can çekişen duyguların
ağır yaralı yüreklerin rağmına
bitmez, bilinmez sevdamız
bitmez bugünden, yarına
sözümüz var umuda
sözümüz var çocuklara
sensizlik
nefessiz kalmakla eş
gündüzlerin
istisnasız geceye evrilmesi
güneşin doğmaması
yüreğin huzursuzluğu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!