bir daha uyanmamak üzere
yatılan ölüm uykusundan önce
çığlıklar anlaşılmadı
haykırışlar duyulmadı
keyifler bozulmadı
madencinin alın teri
yeryüzünü
gökyüzünü
bilcümle özgürlükleri
bir yudumda içip
içselleştiririm yüreğimde
ve beynimde
yitiyor değerler
ne varsa elle tutulur
hırslara kurban
kişisel ikbal için
ihlal ediliyor kurullar
kullanılır oldu kurumlar
yükten arınmış
hesapsız
kitapsız
kuş hafifliğinde
alabildiğine hür
ve bağımsız
yazı mı tura mı oyununda
havaya atıldığında
dik gelen para
tek mi çift mi
ya da
seviyor-sevmiyor
kararlı adımlarla
ve ardına bakmadan
içindeki fırtına
gözündeki ıslaklık
gönlündeki buruklukla
düşünme yetisinden mahrum
sabah mahmurluğunda
bankamatik kuyruğunda
kuşluk vakti tembelliğinde
ikindi gezintisinde
ya da
bir akşam üstü ayazında
yıllar önce
babamın asker ocağı
yıllardan sonra
sayısız odaları
geniş ve yüksek koğuşları
kocaman demir kapıları
sen
korkudan
gözleri fal taşı gibi açılmış
sen çocuk
silahı oyuncak
vurulmayı oyun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!