bu doyumsuz sevdaların
vebali de
günahı da
boynumuza olsun
yeter ki
kuşlar
tabii ki
kaybetmemeli
ve her zaman taşımalı
kırıntısı bile varsa umudu
yakınlaşmak
ulaşmak adına
Anadolu’dan höykürülen
gırtlaktan söylenen
yanık türküyüm ben
ayrılıkta
yoksullukta
ölümde
eskilerde
göğsümüzü gererek
umut doldururduk yüreğimize
şimdilerde
dehlizler karanlık
tünel ışıksız
bir Ağustos gününde
parçalı bulutlu
yağmurlu
sağanak sonrası
güneşin
neşeli tebessümü
karmakarışık yaşanmışlıkların
umut dünyasına
kısır tartışmaların
eksik yüreklerin
mumla aranan hürriyetin
iflas etmiş duyguların
sıkılmış yumruk
içimiz buruk
elimizde sevdalının eli
sarsılmaz inançla
ıtır kokulu
dağlarda gezeriz
ne geçmişte
ne bugün
umut gelen günde
sende
istencinde
umut yüreğinde
ne yılgınlık
ne yıkılmışlık
bu sene
yeniden umut ekiyoruz
toprağa
geleceğimiz
ne lütuf
ne safsata
ne aldatmaca
umut gerçeklikte
belki
ağacın dalında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!