gözünün içi gülerken
yüksek oktavlı
hahkaha atmak
ne de yakışırdı oysa
ağzıma kadar doluyum
dopdolu
dökemedim içimi
anlatamadım derdimi
ifade edemedim beğenimi
aleni söyleyemedim sevgimi
öyle bir sevdaya
tutuldum ki
yıllanan şarap tadında
ve diliyorum
güneş batmaz üstünde
yüreğimin
çıkmaz sokaklarında
koronerlerimin
tıkanıklığısın
öyle kayıp
öyle acıtan
iki kere ikinin dört ettiğine
güneşin
her gün yeniden doğduğuna
gün batımına
dünyanın yuvarlak olduğuna
yaşam zevki veren
baskınlarda
yüreğim teyakkuzda
öyle katmerleşti hasretim
ve duyarlılaştı ki sevdam
dokunsan ağlayacağım
sen sevdiklerimi
isteklerimi
ve ümitlerimi
ben de
seni ciddiye almıyorum
hayat
haybiye duygularım olmadı
sevdalarım da
ne ödünç yaşadım
ne de tüketilmişliğiyle
bu hayatı
doğrudan
öyle içten
ve derin baktın ki
gözlerime
şaşakaldım o an
lal oldum
aptala döndüm
bitmeyen çabanı
aralıksız koşuşturmanı
çocukça telaşını
ve o bakışını
nasıl unuturum ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!