korku imparatorluğunda
fal taşı gibi açılır gözler
sararır yüzler
savruk bakışın gözlerinden
ılık yaşlar süzülür
donar gecenin ayazında
hiç aynaya baktın mı
be gafil
yüzleştin mi kendinle
bu ben miyim
dedin mi hiç
kendine sordun mu
tükeniyoruz birer birer
farkında olmadan
havadan sudan
konuşur gibi
sıradan
belgesel izler gibi
hayata dair yaşananlara
arada bir
format atmalı
olumsuzlukların alayına
kaygısızlıklara
ve umutsuzluklara
ölümü görünce
acılara
fit olduk
gökkuşağı renkleri yerine
karalar bağladık
tüttürsek bacasını
şöyle kursak
açık alana
çilingir soframızı
birkaç parça yiyecekle
bir miktar içirecek yanına
kendimizi bildik bileli
kim vurdu denklemlerinin
bilineni
ve kurbanı olduk
bilinmeyeni
ve failleri ise
uzun zamandır bildiğimi
itiraf etmem
yaşamın gerçeğiydi
içini acıtmak istemedim ki
Ocak 2016
yüreğinde
uzun yılların
derin izleri varken
üzüntüler
yıkımlar
iyisiyle kötüsüyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!