merak edip sorarsan
içimizi yakan
bizi mahveden
Anadolu ezgilerinde
sıradan dize gibiyim
örselendikçe
susamışlığım
ve hasretim geçmez
üç öğün aşık olurum sana
içercesine
kana kana
çocukların erişemeyecekleri yere kaldırılan
ilaçlar gibi
erişilemezdi hayallerimiz
ulaşılmaz
çabuk büyüdük o yüzden
bakma
havanın buz gibi olmasına
çıplak ayakla dolaşırım
elimde avucumda
üstümde başımda yok
fırtınalar kopar içimde
bunca sırtlandığımız yük
gelecek kuşaklara
sorumluluğumuzdan
biz de biliriz
tınmamayı
yıpranmamayı
nasılsın diye soranlara
“ülkem gibi “ diyorum
kimisi
iyi olduğuma
çoğunluğu da
iyi olmadığıma yorumluyor
öykülerimiz var
geçmişe dair
çoğu dramatik
ve hüzün dolu
yaşanmışlığı ile kalan
geçmişi
dünyanın en azgın
ve saldırgan uluslarının
padişahlık bakiyesi
emperyalist işgalinde
egemenler
yabancı ülke
hiçbir yazılı kuralı olmayan
duyguya ve iletişime dayanan
vicdan sözleşmesidir
annelik iç güdüsü
öyle bir güdülenme ki
açlığı,susuzluğu
ne zaman ki
“mal” beyanı yerine
vicdan
merhamet
ve insanlık beyanında bulunuruz
vakit tamamdır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!