kendimle
çatışıyorum
anlamsız
düelloya giriyorum
bir seferinde
bir kış günü
fesleğen kokulu zamanlarda
penceresini açmadan
havasını solumadan
kirli camdan bakıp
güzellikleri göremeyen
böğürtlen rengi umuttan
ey zemheri
deşifre edersin
tepeden tırnağa
yoksulluğu
soğuk
daha soğuk
Eylülün
Ekime evrilmesiyle
daha da
soğuttun arayı
ardı zemheri
kar, kış
tuzla buz oldu
peyderpey,üst üste konulan
yılların birikimi duygular
bunca emekle büyütülen sevdalar
kırık dökük
baş aşağı hayaller
karanlığa az kala
şehrin üstünde
bulutlar çarpışmakta
kafam uyuşuk
yüreğim acıda
hava sağanak
dünyaya gelişimden başlayarak
sana
kendime
ve yaşama
geç kalışım
belli ki
karlar uçuşuyor
dört bir yanımdan
avuç avuç topluyorum
kelebek kovalıyormuşçasına
taneleri gözlerimi ıslatıp
hayallerim gibi
çocukluğumuzda
kışlar çok soğuk geçerdi
ciğerini yerinden söken
cinsinden
bildiğin zemheri ayazı
şimdilerdeyse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!