idollerin de
ilahların da
bilim adamlarının
şairlerin de kusuru olur
insanoğludur nihayetinde
Nâzım, Pirayeye
hava soğuk
sesler boğuk
kafalar savruk
zaman buz kesmekte
kırıp geçiriyor önüne geleni
çatık kaşlı bir zemheri
birlikte yaşlanacağız
sevdalım
sırt sırta vererek
ellerimizi bırakmadan
yüreklerimizi karartmadan
birbirimize tutunarak
günlerdir
duvarlarla sohbetten sonra
açık bıraktım penceremi
sesini duyarım
belki gelirsin diye
gözüm kapıda
hayallerimiz
düşük yaptı
yerini
kısır çekişmeler alarak
yaşamımıza
aymazlıklar demir attı
kor olup yanan vicdanların
küllerinden doğuyorsa
bir tutam umut
gerçekçi, somut
yalındır yaşanacak zaman
herkes yaptığı çılgınlıkları
ben de yalnızlığımı
duygularımı
ve umutlarımı
paylaşacağız bugün
bir yıl daha geçecek
kumsalda
sır sırta verip
yıldızları kucaklayarak
tüm ihtişamıyla
ayı birlikte batırmak
bir yanım kara kış
zirvesi dumanlı
karlı
yüce dağlar
öteki
mor sümbüllü
sevgisizlik yüklü
kara bulutların dolaştığı
dipsiz kuyularda
yazın o yakıcı sıcağında
şimşek çaktı beynimde
güneş doğdu göğüs boşluğuma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!