Seni düşündüm yine resmin ellerimde
Senin adın vardı bütün kederlerimde
Gözlerim dikilip derin bir boşluğa
Zıt kutuplar birleşti sanki gözlerimde
Niye böyle bunaltılar çöker üstüme
Gidiyorum buralardan Rüveyda
Kalırsam öldürür gidersem soldurur bu sevda
Düşündüm hangi tercih durdurur beni burda
Hoşçakal Rüveyda, Hoşçakal Rüveyda
Belki yok olurum gözlerinde bir damla gözyaşı ile
Sen yağmurda ıslanmayı çok severdin
Her yağışta hemen yağmura dalardın
Ben seni izlerdim hep sana bakardım
Gülerdin içime sağnak olup yağardın
Islak ıslak sarılırdın toprak kokardın
İçime çekerdim burnumda tüterdin
Hayatımda son bir günüm bile olsa
Ben yolunda yine sana çiçek açarım
Bizi ayıracak o gün ölüm bile olsa
Her an her zaman yine sana kaçarım
Senle olan her yer keder bile olsa
Sevinçten kuş olup yine sana uçarım
Laf salatası yaparak kendini tanıttın sanırsın alim
Birilerinin altındaki taşı çekerek yükselmeyi denedin utanmadın be zalim
Aslında hava gazı dolu bir balonsun attığın sadece bir çalım
Yanına kar kalacak sanma
Birgün o çektiğin taşlar senin de ayağına takılacak
Yeri geldi seninle güldüm yeri geldi sana darıldım
Bazı zamanda seni görmeden bile sana sarıldım
Herkesi karşıma aldım ağır sözlerle vuruldum
Seni asla bırakmadım ama ben çok yoruldum
Her yanımdan gittiğinde dönmezse diye gerildim
Sensizlikle yaşadım seni
Sessizlikle içime gömdüm seni
İçimde hergün bir umut filizlendi
Tomurcuklanmış bin umut öldü
Bin düşünce böyle fır fır geçti
Gün ve gün her gece her sabah
Şu hayatta görmedim sevgiden daha büyük bir hazine.
Görmedim görmeyeceğim başka da bir hazine.
Oysa senin gözlerin de gördüğün, başka hazine.
İşte bu ben de çokta değeri olmayan bir hazine.
Önceliğin niye sevgi olmadı niye.
Kaç defa söyledim sana sevgi her şeyi düzeltir diye.
Zamanda ucup gitti bak ağardı saçlarım
Beklemeyi derin hissetti parmak uçlarım
Semaya uzandı sanki el açtığım avuçlarım
Göklere çarpıp geri döndü haykırışlarım
Fikirler dolaşıp durup girdi hep beynime
Papatyalara yazık oldu be gülüm, seviyor, sevmiyor derken.
Senin hayallerin bambaşkaydı , biz üç kuruşluk hayal kurarken.
Oysa mor menekşeler toplayıp saçlarına takacaktım.
Sonra gözlerimi bile kırpmadan öylece sana bakacaktım.
Zaman duracaktı , tüylerim diken diken olacaktı.
Falan, filan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!