Yumurtamı tavuktan tavuk mu yumurtadan
Çıktığını bilenler varsa versin cevabı
Bir günde karanlıkla ışığı tam ortadan
Ayıranlar var ise, Versin buna cevabı
Kıtalar arasın da, doğu ile batıyı
Bende ne kaldı kırıp dökmediğin
Aylarca döktüğüm yaşlar yetmez mi?
Dünyada dert kaldı mı çekmediğim
Başıma attığın taşlar yetmez mi?
Yüreğim kara kış duygular buzdan
Kendi bildiğince gezip tozarsın
Şu dünyayı gezip gördüğün yeter
Hep bana, Rabbena deyip azarsın
Oğluna, kızına verdiğin yeter
Sahip değilsin, el ile diline
Geldi yaz bahar ayları
Gevşedi gönül yayları
Sevda denilen şu illet
Kırdırdı bütün fayları
Çiğdem çiçek bir hoş kokar
Deryamı denizmi yosun gözlerin
İçine düştüm de çıkamıyorum
Aşkına anahtar vermiş yüzlerin
Baktıkca yanarım, bakamıyorum
Aşk o gözlerinde gündüz gecemi
Yokluğun bir yanımı boş bıraktı
Yerin başkasıyla dolmuyor kardeş
Hastalık, ölüm senden çok ıraktı
Bu ölümü aklım almıyor kardeş
Yakıştı mı erken gitmek şanına
Umut dağlarıma dumanlar çöktü
Sonum ne olacak, bilemiyorum
Bu Kanser illeti boynumu büktü
Öleyim desem de, ölemiyorum
Bozuldu vücudun o güzel çarkı
Ayırmış olsa da bizi yaradan
Kalbimin içinde yatarsın köyüm
Kaç mevsim geçerse geçsin aradan
Yıllardır burnumda tütersin köyüm
Günler hayalinle gelip geçtikçe
Doğup büyüdüğüm yeni köyümün
Fidanı, meyvesi gülü bozulmuş
Gittikçe azalan kendi soyumun
Durumu, ahvali, halı bozulmuş
Eski yaşlıların bir çoğu ölmüş
Şeytanla birlikte gerdeğe girip
Hep ipe un serdik kader diyerek
Demokrasi için kafa göz verip
Hapislere girdik kader diyerek
Yalan, dolan ile çıkarak yola




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!