(Kurutulmuş Gamze Pınarı, cevapsızdı ıslığıma...)
.....
Aşiyan viranesi, hüznüme hüzün katar
Sisler ardına kaçmış, küskün Kozan Kalesi...
Kesilmiş ağaçlarım, döştüme bıçak atar,
KÜSTÜ BANA
Biricik sev, biricik iç
Uzak şimdi, kaçtı benden…
Yokluğunda, bir hiçim hiç,
Küstü bana, kaçtı benden
KÜTAHYA’DA ARZUMUZ
Dün geceden mahsunuz,
Çinili Vazoda’yım...
Kütahya da Arzumuz.
KÜRŞAD, OĞLU URUNGU
Urungu’ya sarhoşluk, Ay Hatun’un gözleri,
Sanki gökten armağan, yürek yakan sözleri…
Kürşad’a oğul olsan, yine boyun büküktür,
Sevda dedikleri şey, arzulatır közleri.
KOVA PINAR
Yine ellerim boş… Cep delik cepken delik
Asla bitmeyecek yaşarken, uğradığım kahpelik…
Kırıldım pare pare… Tuz buz olmuş aynayım
İstikamet bir çukur… Kalp gizli bir cephanelik!
KORSAN DAĞI KARARIR
..... xxx
Akşam olur Korsan Dağı kararır
Sevdaya düşmüşüz yürek kabarır
Korsan Gülü demem; “ boşa çabadır…”
............ Haziran goncası, yolların dağlık,
(Ahmet Özhan – Biraz Kül, Biraz Duman nerelere götürdü...)
...
Mecnun bir köye girer... “Leyla buradan gelmiş geçmiş..” derler... Bir kenarda mikin miskin yatan köpeği yakalar, köpeğin gözlerini öper... Öper, Öper... “Neden köpeğin gözlerini öpüyorsun Mecnun” diye soranlara “O gözler Leylayı Gördü...” Dizeleriniz hiç ilgisi olmamansına rağman bu hikaye’yi hatırlattı bana... Devamında bir küçük hatıra daha... Ticaret Lisesi’ne Adana’dan gelen ve aklımı başımdan alan biri vardı... O zamanlar böyle ortamlarımız yoktu... Yanıp tutuşuyoruz ve okul bitene kadar tek kelime konuşamıyoruz.... Ne zaman karşılıklı burun buruna gelsek, iki dilsiz ve zangır zangır titreyen saf aşık... En yakın arkadaşım “Lan oğlum o çarpık bacaklının neyine tutuldun Allah aşkına...” demişti bana... Ben omuzlarına dökülen saçlarına, hatta sadece bana buruşturduğunu gördüğüm burnu na değil de yüreğine vurulmuştum... Yirmialtı yıl sonra yiğenime “benim için ölüyordu şiirler yazıyordu amcan şimdi ne yapıyor dediğini duyduğumda... Yine o titremeye tutulmuştum...
....
“Tarif edilemez ki sevda denilen meret
(Elnare Abdullayeva - Deyme,Deyme (5de5) Dinlerken...)
.....
Biliyormusun bugün
Bir fısıltı duydum aniden
Şükrettim, teşekkür ettim Tanrıma...
.....
Sahi!
Bugün 2 Haziran’dı değil mi?
Bilmem kaçıncı yıldönümüydü
Kozan’ımın kurtuluşunun…
Kozan Kalesinde
Ne zaman okul yıllarından bir resim görsem
Bir şeyler düğümlenir boğazıma… Kahrolurum
Ne zaman mazi ve hatıralardan bir koza örsem
Vay be gençlik vay be’ Diyerek; acıyla mahvolurum.
Hani Ersan Arıkan, Galip Gür, diğer giden hocalar,




-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Ömer Ulu
Tüm Yorumlarson şiirleri şairin,biraz özlem,biraz nedamet..kokuyor gibi..
yada bana öyle geldi..
yeni yeni şiirlerinizi de görmek bizi mutlu edecektir
Değerli Kardeşim;
uzun zamandan sonra şiirlerimi antoloji de paylaşmaya karar verdiğim gün senin bir şiirini okumak(ahval) hoş bir sürpriz oldu.allah yolunu ve bahtını açık kalemini daim etsin.İyi Bak kendine Nebi Bey.