Ne Olur Söyle Yar Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
275

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Ne Olur Söyle Yar

Bir infaz salonu gibi sessiz şimdi bu şehrin sokakları,
İçimde birikmiş yüzlerce kelime, dilimde adeta paslı bir kelepçe.
Sana çıkan bütün yollar kapalı önümde, bütün menziller barikat,
Dursam yangın yeri içim, gitsem ucu görünmez bir derin uçurum…
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Başımı alıp bilinmez yollara, amansız kara kışlara mı düşeyim,
Yoksa adını heceleyen bu dilsiz, bu kimsesiz şehri toptan mı yakayım?
Gönül tahtım yıkılmışken, bu viranede tek başıma neyleyim,
Ardından çaresiz dualar mı edeyim yoksa kadere küsüp canımdan mı geçeyim?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Bıraktığın o izbe yerde ne bir sıcak gölge var ne de tutunacak bir nefes,
Bütün bir ömür boyu, bu amansız, bu ağır hasretin nöbetini mi tutayım?
Sen gittin gideli gökyüzü rengini unuttu, bulutlar ağlar halime,
Kaderime yazılan bu derin acıyla, bu kırık kalple hangi kapıya sığınayım?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Mülteci bir yalnızlığın karanlık koynuna ittin beni gözünü kırpmadan,
Aynı toprağın üstünde, aynı göğün altında birbirimize bu kadar uzakken,
Kendi memleketimde sığınmacı bir can gibi, çaresiz ve boynu bükük,
Bir başıma, bir gölge misali büsbütün yurtsuz mu kalayım?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Zaman akıp gidiyor avuçlarımdan, her saniye ömrümden kopan bir yaprak gibi,
Ben her köşe başında senin hayalini büyütürken bu kimsesiz odalarda,
Unutmak mümkün mü söyle, bu derin sızıyı hangi tütünle avutayım,
Kendi yaralarıma kendim tuz basıp, bu dertle sonsuza dek bir başıma mı yanayım?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Her adımda senden uzaklaşan bu yollar aslında sana mı çıkıyor bilemedim,
Gönül defterini kapattım diyorsun ama her satırda yine senin mürekkebin var.
Yüzüme vuran bu soğuk rüzgarlara karşı içimdeki ateşi nasıl gizleyeyim,
Gururumu ayaklar altına alıp, yollarına kapanıp af mı dileyeyim?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Hani yeminlerimiz vardı bizim, hani ölüm bile ayıramazdı bizi bu topraklarda,
Şimdi iki yabancı gibi bakarken gölgelerimiz, bu ağır yükü nasıl taşıyım?
İçimde kopan kıyametleri feryat etsem, sesim yankılanır mı kör duvarlarda,
Yoksa bu sevdanın cenaze namazını kılıp, seni kalbime mi gömeyim?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Gözlerin gözlerimden sürgün edildiğinden beri bir gün olsun gülmedi yüzüm,
Koca bir ömrü feda ettim uğruna, geriye sadece avuçlarımda kalan bu kül.
Şimdi hangi teselli avutur bu yangını, hangi tabip çare olur bu ağır yaraya,
Ömrümün kalanını bu mahzen köşelerinde sarhoş bir masal gibi mi harcayayım?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Kuşatılmış bir kale gibi kuşatıyor yokluğun çaresiz kalan şu gençliğimi,
Hangi dilde feryat etsem eksik kalıyor, hangi kelimeyle anlatsam bu hezimeti.
Sana sitem etmeye bile kıyamazken, bu sessiz sitemin ağırlığıyla ezilip,
Bir veda cümlesine kurban giden o yarım kalmış öykümüzü mü ağlayayım?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Yıkık dökük umutların enkazında, bir teselli ararken her geçen günün batımında,
Solan anıların tozlu sayfalarında, bir gölge gibi kaybolup gidiyor gençliğim.
Karanlığa inat bir meşale gibi yaktığım bu masum sevdanın tam ortasında,
Her şeyi sineye çekip, adını hasretle anarak son nefesimi mi vereyim?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Artık ne geriye dönecek bir mecalim kaldı ne de ileriye yürüyecek cesaretim,
Kırıldı kalemin, yazıldı fermanım, bu sessiz gidişinin girdabında boğulurken,
Son bir sözünle kurtar beni bu bitmeyen, bu dipsiz keder kuyusundan,
Yoksa her şeyi bir kenara bırakıp, bu canı feda edip öylece susayım mı?
Söyle yar, şimdi ben ne yapayım?

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 27.07.2026 04:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!