Şimdi ne farkımız kaldı ters döndüğü için çaresizce
çırpınan ayağı kırık bir kaplumbağadan
Ne farkımız kaldı köşe başında ölümü bekleyen
şarapçıdan?
Daha yirmisindeyken, henüz götündeki o jop izleri bile
geçmemişken, dövüle dövüle arabaya koyulan eli
kelepçeli işçi adamdan
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta